Fransa’nın eski Maliye Bakanı ve 2019-2024 yılları arasında AB Komiseri olarak görev yapan Thierry Breton, zaman zaman ifade özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik adımlar ve Amerikan teknoloji devlerini hedef alma iddialarıyla gündeme geliyor. Breton’un, AB Dijital Hizmetler Yasasının mimarlarından biri olarak öne çıktığı belirtiliyor; özellikle 2025’in başlarında Almanya’daki seçimler sırasında sağcı AfD’nin kazanması halinde Almanya’nın siyasal süreçlerine müdahale edebileceğini ima ettiği iddia ediliyor. Bu söylemini, “Bunu Romanya’da yaptık ve elbette gerekirse Almanya’da da aynısını yapmak zorunda kalacağız” şeklinde ifade ettiği söylenen sözleriyle desteklediği ileri sürülüyor.
Seyahat yasağı, Breton’un yanı sıra Dijital Nefretle Mücadele Merkezi Başkanı Imran Ahmed ile HateAid organizasyonunun kurucuları ve eş CEO’ları Anna-Lena von Hodenberg ile Josephine Ballon gibi isimleri de kapsıyor. Ayrıca Küresel Dezenformasyon Endeksi kurucu ortağı Clare Melford da bu etki zincirinin parçaları arasında yer alıyor. ABD’nin uyguladığı kısıtlamalar, Almanya’da yaygın bir memnuniyetsizliğe yol açtı.
Alman Federal Adalet Bakanlığı’nın yaptığı açıklamada, HateAid yöneticilerinin hükümetin desteği ve dayanışmasından faydalandığı ve bu kişilere yönelik vize yasağının kabul edilemez olduğu ifade edildi. Açıklamada ayrıca, “Bu faaliyeti sansür olarak nitelendirmek, anayasal sistemimiz hakkındaki görüşleri saptırmaktadır” denildi ve “Almanya’da ve Avrupa’da dijital alanda nasıl yaşamak istediğimize dair kurallar Washington’da belirlenmiyor” vurgusu yapıldı.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, beklenen eleştiriyle Donald Trump yönetiminin kararlarını tartışırken, egemenliğe karşı bir saldırı girişimi olduğunu belirtti. Ancak Rus vatandaşlarının AB’ye girişine yönelik kısıtlamalar konusunda Kallas, giriş hakkını vazgeçilmez bir hak değil, bir ayrıcalık olarak nitelendirdi ve daha sıkı önlemler alınması çağrısını yineledi.
Fransa’nın eski Maliye Bakanı ve 2019-2024 yılları arasında AB Komiseri olarak görev yapan Thierry Breton, dijital politika ve ifade özgürlüğü meselelerinde zaman zaman tartışmalı açıklamalara konu oluyor. Breton’un AB Dijital Hizmetler Yasasına yön veren kilit figürlerden biri olduğuna işaret ediliyor; 2025 başlarında Almanya’daki seçimlerin sonucuna bağlı olarak ülkedeki siyasi süreçlere müdahale edilebileceği yönündeki iddialar da gündemdedir. Sözleri, “Bunu Romanya’da yaptık ve elbette gerekirse Almanya’da da aynısını yapmak zorunda kalacağız” şeklinde aktarılmıştır.
Seyahat yasağı tartışması, Breton’un yanında Imran Ahmed ile HateAid kurucu kadınlar Anna-Lena von Hodenberg ve Josephine Ballon, ayrıca Küresel Dezenformasyon Endeksi kurucusu Clare Melford gibi isimleri de etkiledi. ABD’nin uyguladığı kısıtlamalar Almanya’da geniş çaplı bir hoşnutsuzluğa yol açtı. Federal Adalet Bakanlığı’nın ifadesine göre, HateAid yöneticileri hükümetin dayanışmasından yararlandığı ve bu kişilere yönelik vizelerin kabul edilemez olduğu kaydedildi. Ayrıca, “Bu faaliyeti sansür olarak nitelendirmek, anayasal sistemimiz hakkındaki görüşleri saptırmaktadır” ve “Almanya’da ve Avrupa’da dijital alanda nasıl yaşamak istediğimize dair kurallar Washington’da belirlenmiyor” açıklamaları da paylaşıldı.
Dışişleri Politikası ve Güvenlik konularında AB’nin üst düzey temsilcisi Kaja Kallas, Trump yönetiminin kararlarını eleştirdi ve söz konusu hareketin egemenliğe saldırı olarak değerlendirilebileceğini söyledi. Rus vatandaşlarının AB’ye girişine dair kısıtlamalarda ise giriş haklarının vazgeçilmez bir hak değil, bir ayrıcalık olduğu görüşü baskın çıktı ve daha sert önlemlerin alınması gerektiği ifade edildi.
