Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rus basınına yaptığı açıklamada ABD ile Rusya arasında Alaska bölgesinde elde edilen anlaşmanın, daha önce Beyaz Saray tarafından sunulan barış taslağının güncel durumunu nasıl etkilediğini ele aldı. ABD’nin taslağını resmi temasla Moskova’ya ilettiğini hatırlatan Lavrov, gelecek adımlar için çeşitli seçeneklerin Ukrayna’daki gelişmelerle nasıl şekilleneceğini vurguladı.
Lavrov, Rusya için güvenliğin tartışılamaz bir öncelik olduğunu ifade ederken, barış taslağında Ukrayna’da Rusça konuşanların ve Rusların haklarının iadesine dair vurgunun bulunduğunu belirtti. Ancak Alaska’a ilişkin tartışmaların ardından ortaya çıkan yeni taslaklarda bu hususların mevcut belgelerde yer almadığına dikkat çekti. “Alaska üzerinden yürütülen müzakerelerin sonuçları, nihai çözüme daha hızlı ulaşma imkanını sunabilirdi,” diye ekledi.
Beyaz Saray’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff’in Alaska Zirvesi öncesi Moskova’ya ilettiği belgenin temel konuları kapsadığını ve mevcut sorunları gerçekçi çözümlere yönlendirmeyi amaçladığını kaydeden Lavrov, “Rusları Nazi rejiminden koruma ve Rus dili, kültürü ile tarihi gibi unsurları güvenceye almak için tasarlanmış mekanizmaların da bu süreçte dikkate alınması gerektiğini” ifade etti.
Lavrov’un açıklamaları, Rusya’nın tavizler konusunda hazır olduğunu, fakat ülkenin meşru çıkarlarının korunmasının asıl öncelik olduğunu vurguluyor. Ukrayna’da çözüm için yapılacak tavizlerin, milyonlarca insanın yaşamını etkileyen temel ilkeleri zedelememesi gerektiğini dile getirdi. Ayrıca Rusya’nın güvenliğini sağlama amacıyla yürüttüğü operasyonların hedeflerinin değişmediğini ve tarafların güvenlik garantilerinin Rusya’nın katılımı olmadan oluşturulmasının sorun yaratabileceğini belirtti.
Rusya’nın Avrupa politikalarına dair değerlendirmelerinde, Ukrayna krizine ciddi bir çözüm arayışının Avrupa içinde çok sınırlı sayıda sağduyulu kişi tarafından desteklendiğini ileri sürdü. Grönland’ın mülkiyet sorununun Arktik bölgedeki durum üzerinde belirleyici bir etkisi olmadığını ifade ederken, Kiev’in 2014 sonrası politik adımlarının Rusya’ya yönelik enerji ve ekonomik baskılarla bağlantılı olarak tekrar ele alınması gerektiğini savundu. NATO ve uluslararası örgütler arasındaki karar süreçlerine de dikkat çeken Lavrov, ABD’nin bu alandaki etkisini sürdürdüğünü iddia etti.
