Açık kaynak istihbarat verileri, ABD’nin Ortadoğu’daki askeri varlığını son dönemin en üst düzeyine taşıdığını gösterirken, hızlı hava taşımacılığıyla birlikte tahkimatın da en kapsamlı hâle geldiğini belirtiyor. Belli sosyal medya hesaplarındaki analizler, İran’a yönelik askeri sevkiyatların sürdüğüne işaret ediyor.
Virginia’daki Joint Base Langley-Eustis’ten havalanan 12 adet F-22 tipi savaş uçağı, altı ayrı grub halinde Atlantik’i geçerek İngiltere’deki RAF Lakenheath Üssüne ulaştı. Yakıt ikmali sırasında meydana gelen teknik arıza nedeniyle kısa bir rötar yaşansa da gelecek günlerde Ortadoğu’ya yönelik yolculuklarına devam etmeleri bekleniyor. Aynı zamanda 6 adet E-3 Sentry AWACS uçağı da bölgeye yönlendirildi.
Doğu Akdeniz üzerinde ABD Hava Kuvvetleri’ne ait tanker uçaklarının, bölgede görev yapan casus uçaklara yakıt ikmali yaptığı görüldü. Bu hareketler, İran’ın bazı kritik noktalarını izleyen ekipman ve operasyonların yürütüldüğüne dair yorumları güçlendirdi.
Uçuş takip verileri, dünya genelinde son bir hafta içinde ABD Hava Kuvvetleri’nin seferlerinin öne çıktığını gösteriyor. Profesör Robert Pape (Chicago Üniversitesi), X’te yaptığı paylaşımda, hava kuvvetlerine ait ikmal tankerlerinin havada destek verdiğini belirterek lojistiğin savaş için temel olduğuna vurgu yaptı. Tanker sayısındaki artış, hava operasyonunun hâlâ güçlü olduğuna işaret ederken, 2003 Irak işgali sonrası Ortadoğu’daki en büyük hava gücü konuşlandırmasının söz konusu olduğuna dikkat çekti. Pape ayrıca, ABD’nin dünya genelindeki konuşlandırılabilir hava gücü kapasitesinin yaklaşık %40–%50’sinin Ortadoğu’ya yönlendirildiğini ifade etti ve 1991 Körfez Savaşı ile 2003 Irak işgali seviyelerine yaklaştığını belirtti; “ABD, potansiyel bir düşmana karşı bu kadar büyük bir güç kullanmaktan geri durmadı” değerlendirmesini paylaştı.
Haziran 2025’ten bu yana suları aşan USS Gerald R. Ford uçak gemisiyle ilgili raporlarda, denizcilerin görev süresinin uzatılması nedeniyle karşılaştıkları zorluklar öne çıktı. Wall Street Journal’a göre, Akdeniz’e doğru hareket planlarıyla birleşen bu geminin Karayipler’e konuşlandırılması ve daha sonra İran operasyonlarına katkı sağlayacak biçimde Ortadoğu’ya yönlendirilmesi söz konusuydu. Aileleriyle özel günlerini dahi paylaşamadıklarını söyleyen denizciler, uzun görevler nedeniyle moral bozukluğu yaşarken, artan görev süreleri ekipman bakımının ertelenmesine yol açıyor; bazı arızalar daha sık görülüyor. Ayrıca gemideki bazı ekipmanların bakım ihtiyacı artarken, bu durum operasyonel kapasiteyi de etkileyebiliyor.
Ford’un yanı sıra USS Abraham Lincoln da Ortadoğu’ya sevk edildi ve bu hareketin, bölgede artan gerilim ve olası tehlikelere karşı bir güç göstergesi olarak değerlendirildiği ifade ediliyor.
