ABD liderliğindeki koalisyonun Erbil üzerinde yeniden şekillenen hareketlilikle ilgili olarak bazı kuvvetlerini başka bölgelere kaydırdığı belirtiliyor. Özellikle İran’a yönelik olası bir misillemeye karşı tedbir amacı taşıyan bu adımlar, üssün Irak içindeki en kritik askeri merkezlerden biri olarak konumunu pekiştirdiğini gösteriyor.
Birleşmiş Milletler nezdindeki İran temsilcisinin, olası bir saldırıda ABD üslerinin de “meşru hedefler” arasında görülebileceğini dile getirmesiyle gerilim bölgede daha çok konuşuluyor. Erbil Hava Üssü’nün geçmişte de insansız hava araçları, roket ve füze saldırılarına maruz kaldığı hatırlatılarak, olası bir çatışmada bu tesisin ilk hedeflerden biri olabileceği üzerinde duruluyor.
Eski ABD Savunma Bakanlığı yetkilisi Michael Patrick Mulroy, Erbil’den asker kaydırmanın olası bir karşı saldırı beklentisini artırdığı yönünde görüş belirtti.
Hangi ülkeler yer değiştirdi? Kaynaklara göre koalisyon güçlerinin yaklaşık yarısının Erbil’den ayrıldığı ifade edilirken, ABD ve Macaristan askerleri büyük ölçüde yerinde kalırken Norveç ve İsveç bazı birliklerini çekti. Resmi açıklamalarla Norveç ve Almanya bu asker kaydırmalarını doğruladı. Diğer bazı ülkeler ise güvenlik durumunu yakından izlediğini belirtti.
Erbil üssünün, ABD’nin Irak’taki diğer üslerinden çekilmesinin ardından daha görünür ve stratejik bir konuma yükseldiği ifade ediliyor.
Gerilim nereye evrilecek? ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran ile yapılacak nükleer müzakereler başarısız olursa askeri seçenekleri tamamen dışlamadığı belirtiliyor. Uzmanlar, Erbil üssünün hem askeri hem de siyasi olarak sembolik bir hedef haline geldiğini düşünüyor. Bölgede konuşlu asker sayısının 2 binin altında olduğu belirtilse de bu tesisin pek çok kurum tarafından ortak kullanıldığı vurgulanıyor. Yaşanan gelişmelerin, İran ile ABD arasındaki diplomatik süreçte yeni bir bölgesel gerilimin habercisi olabileceği ifade ediliyor.
