Bugünkü basın brifinginde Mao Ning, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi arasında telefon görüşmesinin gerçekleştiğini bildirdi. Bu iletişim, yakın zamanda Rusya, Fransa ve Umman dışişleri bakanlarıyla da yapılan görüşmeleri kapsayarak, Çin’in uzlaşı ve çatışmaların sona erdirilmesi yönündeki aktif duruşunu ortaya koydu.
Wang Yi’nin İran’a yönelik yaklaşımını aktarırken, ABD ve İran arasındaki müzakere süreci sırasında yaşanan saldırıların kabul edilemez olduğuna işaret etti. Ayrıca bağımsız bir ülkenin en üst düzey liderinin öldürülmesini de eleştirdi ve bu tür eylemlerin uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı.
Çin’in pozisyonu net: ilk olarak askeri harekat hemen durdurulmalı; ikinci olarak taraflar en kısa sürede müzakere masasına dönmeli; üçüncü olarak tek taraflı adımlara karşı çıkılmalı. Bu temel hatlar ışığında, Pekin İran’ın egemenliğini, güvenliğini, toprak bütünlüğünü ve ulusal onurunu savunurken meşru hak ve çıkarlarını da korumada İran’a destek verdiğini belirtti.
Basra Körfezi ülkelerinin meşru taleplerine saygı duyulduğu ve bu ülkelerin kendi egemenliklerini güvence altına alarak güvenliklerini güçlendirmelerine yardımcı olunacağı yönündeki yaklaşım da vurgulandı. Büyük güçlerin askeri üstünlüklerini gerekçe göstererek diğer ülkelere müdahale etme haklarının olmadığı ifade edildi. Uluslararası toplumdan, bu tür eylemleri püskürtmesi ve devletlerarası ilişkilerin temel normlarını korumak için birlikte çalışması beklentisi geneledi.
Mao, Çin’in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başta olmak üzere çeşitli mecralarda çatışmaları sonlandırmayı ve adaleti yeniden tesis etmeyi amaçlayan yapıcı rolünü sürdürmeye devam edeceğini sözlerine ekledi.
