Sputnik’e konuşan Mısır Parlamentosu üyesi Mustafa Bakri, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi arasındaki telefon görüşmesini değerlendirerek, bu temasın Kahire’nin bölgesel ağırlığını ve merkezi rolünü bir kez daha vurguladığını kaydetti. Bakri, bu temasın Mısır’ın uluslararası hukuka ve BM Şartı’na bağlı kalma ilkesine dayalı tutumunu pekiştirdiğini belirtti ve Kahire’nin bu rolü, içişlerine yönelik müdahale reddiyle dış politika yapı taşlarından biri olmaya devam ediyor dedi.
Parlamenter, Sisi’nin Körfez ülkelerinin güvenliğini tehdit eden her tür girişime karşı net bir duruş sergilediğini hatırlattı ve bu ülkelerin istikrarını, Mısır’ın ulusal güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olarak gördüğünü ifade etti. Görüşmenin zamanlamasına dikkat çekerek iki temel mesaj iletildiğini söyledi: İran’ın, savaşın kırılmasında Kahire’nin güvenilir bir arabulucu rolünü kabul etmekte tereddüt etmediğini; Kahire’nin bu yönde adımlara açık olduğunu belirtti. Bakri, Kahire’nin hemen taraflarla temas kuracağını ve tarafsız bir çerçevede barışçıl bir çözüm veya geçici ateşkes arayışını masaya yatırmaya çalışacağını öne sürdü. Bu çabaların, ABD’den gelen müzakere sinyalleriyle paralel ilerlediğini de sözlerine ekledi.
Bakri, çatışmanın sürmesinin yaratacağı risklere değindi ve enerji koridorlarına yönelik tehditlerin, özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden günde yaklaşık 20.5 milyon varil petrol ile küresel gaz arzının %20’sinin akışını durdurma potansiyeli taşıdığını ifade etti. Böyle bir blokajın uluslararası toplum için ağır ekonomik kayıplara yol açacağını vurguladı. Savaşın yalnızca sahada değil, coğrafi ve ekonomik olarak genişleyen bir hesaplaşmaya dönüştüğünü belirten Bakri, ABD-İsrail ekseninin İran’ın hazırlık seviyesini küçümsediğini söyledi. Washington ve Tel Aviv’in bazı kritik hedeflere yönelik hızlı bir çöküş öngördüğünü düşünse de bu beklentilerin 14 gün süren çatışmalarla boşa çıktığına dikkat çekti. İran’ın enerji politikaları ve uluslararası boğazlar üzerinden baskı kurma çabalarının, ABD ve İsrail üzerindeki baskıyı artırma amacı taşıdığını aktaran Bakri, bu gelişmelerin dünya kamuoyunu diplomatik çözümlere yönlendirdiğini belirtti. Son olarak Bakri, bu diplomatik hattın şu an için Mısır tarafından ustaca yönetildiğini sözlerine ekledi.
