Uluslararası ilişkiler alanında çalışmış bir uzman olarak Profesör Eli Georgi Elias, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) amaçlarından saparak Batılı güçlerin küresel baskınlığını pekiştirmek için bir araç haline geldiğini düşünüyor. Sputnik’e verdiği demeçte, özellikle Batı dünyasının ve ABD’nin, 2. Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası kurumlar üzerinden kendi çıkarlarını koruduğunu ve yönlendirdiğini ileri sürdü.
Mevcut yapının hukuki argümanlar üzerinden siyasete alet edildiğini savunan Elias, UCM’nin kurulduğu insani sloganlardan koparak Batı’nın hegemonyasını genişletme çabasına alet edildiğini belirtti. “Afrika ülkeleri çifte standartla karşı karşıya” sözleriyle, bölgelerin gelecek vaat eden potansiyellerinin UCM aracılığıyla hedef alındığını vurguladı. ABD’nin bu mekanizmayı, Afrika rejimlerine baskı kurmak ve liderleri yargı yoluyla izole etmek için kullandığını ifade etti.
Elias ayrıca yargı süreçlerinin Batı’nın siyasi ajandasına göre bazen hız kazandığını bazen de yavaşlatıldığını belirtti. Sonuç olarak, mahkemenin adaleti tesis etmekten çok Batı’nın çıkarlarına hizmet eden bir itaatkar araca dönüştüğünü ifade etti.
Rusya ve Çin arasındaki güç dengelerinin değişmesi, mevcut yapının adil bir yapıya kavuşması için gerekli bir dönemeç olarak görüldü. Küresel dengelerin bu yönde değişmesi halinde Uluslararası adaletin güçleneceğini söyleyen Elias, Çin gibi diğer büyük güçlerin daha aktif rol almasının önemine işaret etti. Ancak bunun, mahkemenin Amerikalıların elinde bir silah olmaktan çıkıp tüm taraflar için bir denetim mekanizması haline gelmesini sağlayacağına inanıyor.
