ABD Başkanı Donald Trump’ın cuma günü imzaladığı yeni kararname, Küba’da enerji, savunma, finans ve güvenlik alanlarında görev yapan yetkilileri hedef alıyor. Görüşler, ABD’nin Küba politikalarını sertleştirme yönündeki kararlı tutumunu sürdürüyor ve rejimin değişmesi yönündeki niyetini yeniden vurguluyor.

Kararnameyle ilgili açıklamada, Florida sahillerine yakın mesafedeki ada ülkenin enerji ve güvenlik kapasitelerini zayıflatmaya yönelik adımlar öne çıktı. Bu adımlar, küresel dengelerin ışığında kimi çevreler tarafından “sert tepki” olarak değerlendiriliyor.
Haberin yankıları sürerken, Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez Parrilla, uygulamaların “yasa dışı ve istismarcı” olduğunu savundu ve Birleşmiş Milletler Şartı’nı ihlal ettiğini belirtti. Havana’da 1 Mayıs kutlamalarında katılımcılar, uzun süredir süregelen petrol ablukasını protesto etti; bu durum enerji arzında ve elektrik kesintilerinde önemli sıkıntılara yol açıyor.
Küba Devleti başkentinde yapılan konuşmalarda Miguel Díaz-Canel,ABD’nin politikalarını “baskıcı ve zarar verici” olarak nitelendirdi ve ekonominin bu baskılar nedeniyle hedef alındığını ifade etti.
Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Ernesto Soberón Guzmán ise petrol ablukasının insani sonuçlarına dikkat çekti. Guzmán, yaklaşık 100 bin kişinin sağlık hizmetlerinden yararlanamadığını, 11 binden fazlasının çocuk dâhil ameliyat ve tedavi için beklediğini ifade ederek “doktorlarımız ve hastanelerimiz var fakat petrol olmadan sağlık sistemi çalışmıyor” dedi. Enerji krizi nedeniyle hastaneler, okullar ve üretim merkezlerinde güneş enerjisi kullanımı artırılıyor; ancak bu çabalar bile yeterli olmuyor.
ABD’nin Küba’ya petrol akışını kısıtlamayı hedefleyen kararname, Başkanlık Kararnamesi olarak duyuruldu ve Beyaz Saray bu adımı, Küba’nın “zararlı eylem ve politikalarına” karşı ulusal güvenlik ile dış politika hedeflerini korumaya yönelik olarak açıkladı. Trump’ın 1 Şubat’taki açıklamalarıyla, Küba’ya yönelik petrol tedarikinin nasıl düzenleneceğine ilişkin görüşmelerin resmen başlatıldığı belirtildi; Küba ise bu açıklamayı reddetti ve hükümet, durumu karşı koymak adına acil durum paketlerini devreye aldı.
Trump yönetiminin yeni kararname taslağı, Küba’nın enerji, savunma ve finansal yapısını hedef alarak, ada ülkesi üzerinde baskıyı artırmayı amaçlıyor. Bu adımlar, Küba’nın iç ve dış politikalarını etkileyerek halkın yaşam koşullarını da zora sokabilir.

New developments in Washington emphasize the administration’s intent to tighten sanctions as part of a broader strategy to influence regime change. The announcements linked to Caribbean proximity and regional security highlight how the United States views the island nation’s posture.
Küba Dışişleri Bakanı Parrilla, US measures are illegal and exploitative and contravene the UN Charter, calling the steps a form of collective punishment against the Cuban people. In Havana, May Day rallies drew thousands protesting the American oil blockade, which has precipitated fuel shortages and widespread power outages.
Devlet Başkanı Díaz-Canel also criticized the United States for its oppressive and harmful policies targeting the economy, arguing that these moves are designed to undermine the island nation’s development trajectory.
BM Daimi Temsilcisi Guzmán, in a briefing at the UN Headquarters, underscored the humanitarian toll of the oil blockade, noting nearly 100,000 patients awaiting surgeries and treatments, including 11,000 children. He stressed that without oil, even with available doctors and hospitals, the healthcare system cannot function effectively.
Trump’s January stance linking new tariffs on oil-importing nations reaffirms Washington’s aim to regulate energy flows to Cuba. While Cuba rejects the narrative and seeks resilience, it has activated emergency measures in response to potential supply disruptions.
