featured
  1. Haberler
  2. Orta Doğu
  3. Beyaz Saray ve Körfez Gerginliği: Füceyre Limanı ve Hürmüz Üzerinde İran Perspektifi

Beyaz Saray ve Körfez Gerginliği: Füceyre Limanı ve Hürmüz Üzerinde İran Perspektifi

İran politika uzmanı Murtaza Samavi, Sputnik’e yaptığı değerlendirmede Füceyre Limanı’nı hedef almanın iki ana sebep taşıdığını ifade etti. Birincisi, BAE’nin Hürmüz Boğazı üzerinden günlük yaklaşık 1.5 milyon varil petrol ihracını engelleyecek şekilde Füceyre Limanı’nı kullanılamaz hale getirmenin stratejik amacı olarak görüldü. Samavi, “İran eğer Hürmüz’den petrol çıkarmada zorluk yaşıyorsa, bölgedeki başka aktörlerin de bu hakkı kullanmasına izin vermez” sözleriyle kırmızı çizgisini hatırlattı.İkincisi ise doğrudan ABD’ye mesaj niteliğindeki bir mantıkla ilişkilendirildi; bu saldırının Washington’un gerilimi artırma girişimlerine İran’ın karşılık vereceğini gösterme amacı taşıdığı savunuldu.

Uzmanın değerlendirmesinde BAE’nin Körfez’deki bazı ortaklarından çekilip İsrail ve ABD ile yakınlaşmasının da bu saldırı için bir etken olduğuna dikkat çekildi. Samavi, Washington’ın “Özgürlük Projesi” gibi girişimlerinin İran tarafından ciddi provokasyon olarak algılandığını ve Tahran’ın Hürmüz’deki mevcut dengeyi bozacak her türlü hareketi asla görmezden gelmeyeceğini belirtti. Bölgede boğazı yeniden açmaya dönük her türlü askeri adımın İran’dan sert yanıt bulacağını vurguladı.

Gerginlik tırmanışında Tahran’ın güç gösterisini caydırıcı bir araç olarak kullanması durumu haklı çıkarmaya çalışırken, uzman gerilimlerin öngörülemez bir yönde ilerleyebileceğini ifade etti. İran’ın adalarının işgali gibi konuların ise zor ve anlamsız olduğunu kaydeden Samavi, gerektiğinde ABD’nin yakın takibinde rejim değişikliği yönündeki adımlar için üst düzey hedeflere yönelik suikast tehditlerinin masada olabileceğini ileri sürdü. Hürmüz Boğazı’nın zorla açılmasına dair bir BM Güvenlik Konseyi kararı ise Rusya veya Çin tarafından veto edilme olasılığının yüksek olduğuna dair görüşünü paylaştı. Samavi’nin ifadesine göre Hürmüz, İran için yaptırımları aşma ve yeniden yapılandırma için finansman bulma amacı taşıyan kilit bir stratejik konum olarak değerlendiriliyor.

Samavi’nin ana tespitleri arasında, İran’ın nükleer programına yönelik endişelerin, saldırı savunmasına yönelik bir yanıt olarak öne çıktığı ve iki taraflı diyalog için üç aşamalı bir çözüm önerisinin bulunduğu yer alıyor: öncelikle çatışmalar duracak, sonra Hürmüz İran kontrolünde açılacak ve en sonunda nükleer dosyası müzakere masasına getirilecek.

Beyaz Saray ve Körfez Gerginliği: Füceyre Limanı ve Hürmüz Üzerinde İran Perspektifi
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir