featured
  1. Haberler
  2. Afrika
  3. BM Mülteciler Raporunda Göçmanın Yeni Eğilimleri ve 2035 Hedefleri

BM Mülteciler Raporunda Göçmanın Yeni Eğilimleri ve 2035 Hedefleri

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) tarafından yayımlanan son rapor, küresel düzeyde göç hareketlerinde belirgin bir kırılmaya işaret ediyor. 2025 verilerine göre dünya genelinde mülteci ve ülke içinde yerinden edilen kişi sayısı, son on yılda kaydedilen en düşük seviyeye yaklaşırken 117 milyon 800 bin olarak belirtildi. Bu düşüşün nedeni, krizlerin çözüldüğü ya da durulduğu değil; insanların memleketlerine geri dönmek zorunda kalmasıdır. Ülkelerine dönmeye karar verenlerin sayısı yüzde 50 artışla 14 milyon 700 bine ulaştı ve bu, verinin 60 yıllık döneminde görülen en yüksek geri dönüş oranlarından biri olarak kayda geçti. Geri dönüş yapanların büyük çoğunluğu ülke içindeki yerlerinden edilenler (10 milyon 300 bin) ve sınır ötesi dönüş yapanlar (4 milyon 400 bin) olarak ayrışıyor.

Güvenliğin azalması ve baskılar nedeniyle geri dönüşlerin çoğunlukla “baskı altında” gerçekleştiği düşüncesi, BM uzmanları tarafından vurgulanıyor. Bazı Batı ülkelerinin mülteci kabul programlarını azaltması (81 bin kişiyle yarıya yaklaşan bir düşüş) ve üçüncü ülkelere yerleşim olanaklarının sınırlı olması, göçmenleri altyapısı bozulan ve çatışmaların sürdüğü güvenli olmayan bölgelere dönmeye itiyor. Bölgelere göre kritik gelişmeler ve kriz merkezleri şu ana başlık altında inceleniyor: Ortadoğu, Avrupa ve Ukrayna krizi, Afrika ve Güney Amerika.

Ortadoğu’da Suriyeli ve Afgan göçü Suriyeli mültecilerin sayısı Şam’daki rejim değişiminin ardından 6 milyondan 4.9 milyona çekildi. Yıllık dönemde 1.3 milyon Suriyeli, özellikle Türkiye (556 bin), Lübnan (465 bin) ve Ürdün (256 bin) üzerinden kendi ülkelerine geri döndü. Dönüşlerin çoğu güvenlik ve altyapı sorunlarıyla birlikte gelirken, mayın tehlikesi ve devam eden baskılar halen endişe verici boyutta. Afganistan’da ise sınır politikalarının sertleşmesi nedeniyle yaklaşık 3 milyon Afgan mülteci ülke içlerine veya vatandaşlarına geri dönmek zorunda kaldı; İran’dan 1.9 milyon ve Pakistan’dan 1 milyon kişi geri gönderildi.

Avrupa ve Ukrayna krizi bağlamında Ukraynalı mülteciler hâlâ en büyük sığınmacı grubu olarak öne çıkıyor. Avrupa Birliği’nde 4.4 milyon Ukraynalı geçici koruma statüsünde kalırken, yükün %29.4’ü Almanya, %22.2’si Polonya ve %8.8’i Çekya tarafından sırtlanılıyor. 2025 içinde 139 binden fazlasının yurt dışından evine dönüşü gerçekleşti; ancak kalıcı dönüş için güvenli barınma ve fiziksel güvenlik gibi temel garantilerin öncelik taşıdığı görülüyor.

Afrika ve Güney Amerika Sudan ile Güney Sudan arasındaki çatışmalar nedeniyle 2025’te 950 binden fazla insan ülkeden ayrılırken, çatışmaların azaldığı bölgelere 651 bin mülteci geri döndü. Venezuela’da ise iç politik değişime bağlı olarak spontane dönüşler artarken, hükümet verilerine göre 1.2 milyon kişi ülkeye dönmüş durumda. Ancak uluslararası koruma ihtiyacı sürdürüyor.

2026 için öngörüler ve BM’nin hedef vizyonu 2026’nın ilk yarısında küresel zorunlu göçmen sayısının 117–118 milyon bandında seyretmesi bekleniyor. İran ve Lübnan’daki askeri hareketlilik Ortadoğu’daki kırılganlığı güçlendirirken, Mali’deki güvenlik krizi yeni göç dalgalarını tetikleyebilir endişesi mevcut. BM Yüksek Komiseri Barham Salih liderliğinde yürütülen “50’ye 35” vizyonu, mültecilerin insani yardımlara bağımlılığını azaltmayı ve yerel entegrasyon ile gönüllü geri dönüş modellerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu çerçevede, 2035 yılına kadar dünya genelindeki mülteci sayısını yüzde 50 azaltma hedefi öne çıkıyor.

BM Mülteciler Raporunda Göçmanın Yeni Eğilimleri ve 2035 Hedefleri
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir