featured
  1. Haberler
  2. Avrupa
  3. NATO Yükü Türkiye’ye Nasıl Yansıyor? İsmet Özçelik ile Radyo Sputnik Analizi

NATO Yükü Türkiye’ye Nasıl Yansıyor? İsmet Özçelik ile Radyo Sputnik Analizi

Radyo Sputnik’te yayınlanan Ankara Farkı programında İsmet Özçelik’in sorularını yanıtlayan Emekli Hava Kurmay Albay İhsan Sefa, 7-8 Temmuz’da Türkiye’de gerçekleşecek olan NATO Zirvesi’nin etkilerini ve savunma sanayine kadar uzanan konuları masaya yatırdı. Sefa, Türkiye’nin NATO’da gösterdiği yüksek katkıya rağmen karşılığını yeterince alamadığını vurguladı ve yıllardır savunmaya ayırdığı bütçeyle Avrupa’nın güvenliğini sağladığını, buna karşılık bazı Batı ülkelerinin kalkınmaya öncelik verdiğini ifade etti. Türkiye’nin NATO içindeki rolünün büyüklüğünü örneklerle anlatan Sefa, NATO’nun Türkiye’yi korumaktan çok farklı çıkarları gözettiği görüşünü dile getirdi.

“NATO’nun yükünü Türkiye taşıdı” sözleriyle başlayan değerlendirmesinde Sefa, Türkiye’nin bütçeden savunmaya yüksek pay ayırmasına rağmen bu fedakarlığın karşılığını uzun vadede elde edemediğini savundu. Soğuk Savaş dönemi bütçesinde savunmaya ayrılan paylar ile ülkenin diğer alanlarda gelişme için gerekli kaynağı gölgede kaldı; bu durum, Avrupa’nın hızlı kalkınmasını tetikledi. Türkiye’nin NATO’nun en güçlü silahlı güçlerinden biri olduğuna işaret eden Sefa, Soros gibi figürlerin 2013’te “Türkiye’nin en iyi ihraç ürününün ordu olduğunu” söylemesini hatırlatarak, bu tür söylemlerin arkasında politika hesaplarının yattığını iddia etti.

“6. Kolordu’nun NATO’ya tahsisi Türkiye’yi bölgesel risklerle karşı karşıya getirebilir” başlıklı bölümde Adana’daki 6. Kolordu’nun Güneydoğu bölgesine müdahale kapasitesiyle NATO’nun planlarına dahil edilmesinin Türkiye için riski artırdığını savunan Sefa, Güneydoğu’da konuşlanan kuvvetlerin Türkiye’nin dost ve müttefik potansiyeli taşıyan ülkelerle olan ilişkilerini zedeleyebileceğini ileri sürdü. Bu konumu değerlendirirken Sefa, Türkiye’nin Rusya, Çin ve İran gibi güçlerle kuracağı potansiyel güvenlik eksenine de dikkat çekti ve 6. Kolordu’nun varlığıyla güvenlik risklerinin artabileceğini vurguladı.

“ABD’nin savunma teklifleri Türkiye için avantaj değil risk” başlıklı bölümde KAAN motoru ve F-35 projesi üzerinden bağımlılık riskine dikkat çeken Sefa, Türkiye’nin bağımsız bir savunma sanayisi geliştirme yolunda NATO’dan uzaklaşması gerektiğini savundu. KAAN motor yapımındaki çalışmaların sürmesini isterken, ABD’nin motor sağlayıcı konumunu sürdürmeye çalışmasının Türkiye için bir bağımlılık tuzağı olduğunu belirtti. Ayrıca F-35’in teknik ve politik sorunlarına işaret ederek, bu uçağın Türkiye’nin ulusal çıkarlarına tam olarak hizmet etmediğini kaydetti.

“ Patriotlar Türkiye’yi korumak için değil, NATO’yu korumak için gönderildi” ifadesiyle Patriot sistemlerinin savunma açısından abartılı bir güvenlik sağladığını savunan Sefa, bu sistemlerin esasen NATO’nun kendi güvenliğini güçlendirmek amacıyla Türkiye’ye yönlendirildiğini söyledi. Patriotların tam olarak etkili olamayacağını belirten Sefa, bu maliyetin Türkiye’ye yükletildiğini ifade etti.

“NATO’ya güven azaldı, Avrupa’da ABD hegemonyasına tepki büyüyor” başlığıyla sonuçlandırılan bölümde, Avrupa ülkelerinin NATO’ya olan güveninin sarsıldığını ve ABD’nin belirleyici rolüne yönelik rahatsızlığın artığını aktardı. Sefa, Fransız tutumunun da bu değişimi işaret ettiğini belirterek, NATO’nun artık klasik bir savunma paktı olmaktan çıktığı görüşünü paylaştı. Avrupa ülkelerinin, ABD hegemonyasına karşı alternatifleri aramaya devam ettiğini ifade etti.

NATO Yükü Türkiye’ye Nasıl Yansıyor? İsmet Özçelik ile Radyo Sputnik Analizi
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir