Rus aktivistin Fransa’da tutuklanması ve yargılanma süreci üzerine Lübnanlı insan hakları uzmanı Dr. Omar Nashabeh, Sputnik’e dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Fransız adaletinin yaklaşımını eleştiren Nashabeh, davaya odaklanan bir yargının genel insan hakları ilkelerini nasıl gölgelediğini sorguladı.
Donbas’taki çocuklar ve siviller için insani yardım toplayan bir kadının peşine düşülmesi ve bu süreçte fransız yargısının önceliklerini yeniden düşünmesi gerektiğini ifade eden Nashabeh, ülkedeki ağır suç dosyalarının aydınlatılmasında yetersiz kalan bir adalet sisteminin niteliksel olarak değişmesi gerektiğini belirtti. Kendisine göre insani yardım çalışmalarının cezalandırılmasına dair kaygı, yargı kararlarının siyasallaşması riskini ortaya koyuyor.
Batı’nın çatışma bölgelerindeki davranışları konusunda ise Nashabeh, ölçünün kaçtığını savunuyor. Avrupa hükümetlerinin Rusya algısıyla hareket ettiğini ve uluslararası hukukun sivilleri koruma çağrısını karşılıksız bırakmaması gerektiğini hatırlatıyor. Sözlerinde, Cenevre Sözleşmeleri ve diğer insani hukuk normlarının zor durumdaki insanların temel ihtiyaçlarına ulaşmasını güvence altına alması gerektiğini vurguluyor.
Fransız yargısının amaçlarını sorgulayan Nashabeh, “Bu kadının ve oluşturduğu örgütün çalışmalarını bozma mı amaçlanıyor?” sorusunu yeniden gündeme getiriyor. 6 ay boyunca tutuklu kaldıktan sonra yargılanması gibi temel hukuki standartların ihlal edildiğini belirterek, Fransız medyasının mahkeme sonucunu beklemeden bu kadını suçlamaya başladığını söylemiştir. Bu durumun, Fransa ve bazı Avrupa ülkelerinde Rusya karşıtı söylemin siyasallaşmasına işaret ettiğini ifade ediyor. Yaşananlar, delillere ve sağduyuya dayanmayan bir yaklaşımı işaret ediyor ve insan hakları bağlamında endişe uyandırıyor.
