Katarlı Başbakan ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, ABD Başkanı Trump’ın Gazze Çatışmasını Sonlandıracak Kapsamlı Planı ile ilgili görüşlerini paylaştı. Planın henüz başlangıç aşamasında olduğunu belirten Al Sani, temel hedefin savaşı durdurmak olduğunu ancak İsrail’in çekilmesi ve Gazze’nin yönetimi gibi konuların ileri tartışmalara ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
Al Sani, planın Hamas’a iletildiğini ve hareketin sorumlu bir tavırla inceleyeceğini kaydetti. Nihai tutumun, diğer Filistinli gruplarla yapılacak istişarelerin ardından netleşeceğini belirtti. Katar Başbakanı, şu an sadece genel prensiplerin ortaya konduğunu ve ayrıntıların üzerinde çalışılması gerektiğini vurguladı.
Katar’ın önceliği, savaşı, açlığı ve zorla göçü durdurmak olarak özetlendi. Planın en belirgin noktasının çatışmaların sona erdirilmesi olduğuna dikkat çekildi; ancak İsrail’in geri çekilmesine ilişkin ayrıntıların hâlâ belirsiz olduğuna işaret edildi. Bu konu Washington ile ele alınmalı ve daha netleşmelidir diye ekledi Al Sani.
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun Doha’ya yönelik saldırılar için özür dilemesine değinen Al Sani, bunun bir lütuf değil, en temel hak olarak görüldüğünü ifade etti ve benzer ihlallerin tekrarlanmaması gerektiğini vurguladı.
Trump’ın planının öne çıkan unsurları konusunda ise Arap ve İslam ülkelerinin Filistinlilerin topraklarında kalabilmesi ve iki devletli çözümün hayata geçirilebilmesi için yoğun çaba gösterildiğini aktardı. Mısır ve Türkiye ile Hamas heyeti arasındaki görüşmelerde temel hedefin savaşı bir an önce durdurulması olduğuna dikkat çekti. Arabulucuların, planı Filistinlilerin haklarını koruyacak bir çerçeveye dönüştürmeye çalıştığını ifade etti.
Trump, geçtiğimiz günlerde Netanyahu ile yaptığı basın toplantısında planı kamuoyuna duyurmuştu. Kabul edilmesi halinde Gazze’den kademeli çekilme ve esirlerin serbest bırakılması gibi unsurların hayata geçirileceği belirtilirken, Netanyahu ise Gazze’nin büyük kısmında işgalin sürmesini ve bağımsız Filistin devletinin kurulmasının gündemde olmadığını savundu.
