Zirve, farklı ülkelerden siyaset bilimcilerin görüşlerini bir araya getirerek, Gazze’deki krizin durdurulması ve Ortadoğu barış sürecinin ivmesinin korunması yönünde küresel bir konsensus arayışını ortaya koydu. Eski Dışişleri Bakanı Mohamed Orabi, zirvenin uluslararası dayanışmayı gösterdiğini ve Birleşmiş Milletler ile Güvenlik Konseyi’nin katılımının anlaşmayı güçlendirdiğini belirtti. Ayrıca, daha önce Mısır’ın öncülüğünde şekillenen 6 temel ilke çerçevesinde, insani yardım ve ateşkesin önemli olduğunu hatırlattı.
Okasha, geniş çaplı katılımın İsrail üzerinde baskı kuracağını ve bu durumun uluslararası arenada çalışmaların ihlal edilmesini engellemeye yardımcı olacağını ifade etti. Zirveye katılan bazı ülkelerin Filistin Devleti’ni tanıması ise, iki devletli çözüm yönünde güçlü bir sinyal olarak görüldü.
Ayman Omar ise zirvenin garanti ağı oluşturduğunu söyleyerek, başarı için izlenecek mekanizmaların ve somut taahhütlerin hayata geçmesi gerektiğini vurguladı. Şarm el-Şeyh’teki bu girişim, yalnızca bir yol haritası değil; uzun vadeli siyasi irade ve uluslararası destek ile desteklenen bir başlangıç olarak değerlendirildi.
