Sputnik Afrika’ya verdiği özel röportajda, Etiyopyalı kültürel miras uzmanı Tesfaye Arega, Afrika kıtasında bulunan tarihsel eserlerin ve kültürel mirasların sömürgecilik döneminde Avrupa güçleri tarafından sistematik biçimde yağmalandığını ve bu mirasların büyük bir kısmının hâlâ Avrupa ülkelerinde saklandığını vurguladı. Arega, özellikle savaş zamanlarında ve sömürge dönemlerinde, kültürel varlıkların ilk hedef haline getirildiğine dikkat çekti.
“Savaş sırasında ilk hedef daima kültürel miraslar olmuştur” diyen Arega, savaş ve çatışma alanlarında sadece askerlerin değil, aynı zamanda “miras avcılarının, kaçakçıların ve antika tüccarlarının” da aktif rol oynadığını belirtti. Bu kişiler, savaşın kaosundan faydalanarak kıymetli eserleri büyük gizlilikle Avrupa’ya taşıyor ve birçok değerli kültürel varlık kayıtlardan siliniyor.
Ukrayna’daki güncel durumu örnek gösteren Arega, “Ukraynalılar savaş halindeler, ancak envanter çıkarabiliyorlar, kayıplarını tespit edebiliyorlar, hatta geri alma süreçleri bile mümkün olabiliyor. Oysa Afrika ülkeleri, sömürge döneminde yaşananlar nedeniyle büyük ölçüde kültürel miraslarını kaybettiler ve bunların büyük bölümü hâlâ Avrupa ülkelerinde tutuluyor” dedi.
Özellikle 1868 yılında gerçekleşen Magdala Seferi sırasında Etiyopya’nın birçok kıymetli eseri İngilizler tarafından yağmalandı. Bu eserler, farklı bireylerin koleksiyonlarında yer almakta olup, ne yazık ki herhangi bir iade işlemi yapılmamıştır. Arega, “Bu eserler, Etiyopya’nın ulusal hafızasının parçasıdır ve geri alınmaları, tarihi adaletin tesisi açısından büyük önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı.
“Bugün kendi tarihimize ait el yazmaları ve kültürel eserleri incelemek için Avrupa’ya gitmek zorundayız” diyen Arega, kendi deneyimlerinden de örnekler verdi. Cambridge Müzesi’ni ziyaret ettiğinde, Etiyopya’ya ait birçok el yazması ve sanat eserini gördüğünü, ancak bu eserleri yakından incelemek istediğinde, resmi bir izin ve üst düzey yetkiliden alınan resmi mektuplar göstermesi gerektiğini belirtti. Arega, “Bu durum, kendi mirasımıza ulaşmamızın önünde büyük bir engel teşkil ediyor. Kendi kültürel varlıklarımıza erişimimiz kısıtlanmış durumda” dedi.
Ayrıca, Batı Afrika ülkelerinde de benzer bir durumun söz konusu olduğunu hatırlatan Arega, “Fransa’nın da aynı politikayı izlediğini ve birçok kıymetli eseri sömürge döneminde topladığını” belirtti. Bu ülkelerin, özellikle Fransa’nın, Afrika kıtasındaki kültürel varlıkları büyük ölçüde Avrupa’ya taşıdığını ve bu mirasların geri alınması konusunda ciddi çalışmaların yapılması gerektiğine vurgu yaptı.
