Rubio: Ukrayna 2014 Sınırlarına Dönemez
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, önemli açıklamalarda bulunarak, Ukrayna’nın 2014 yılındaki sınırlarına geri dönmesinin mümkün olmadığını dile getirdi. Rubio, Fox News televizyonuna verdiği röportajda, “Ukrayna, maalesef 2014’teki sınırlarına tekrar ulaşamayacak” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve Rusya ile yaşanan gerilimler bağlamında kritik bir noktayı temsil ediyor.
İki Tarafın Durumu ve ABD’nin Konumu
ABD’nin Ukrayna çatışmasını çözmek amacıyla yürüttüğü girişimler devam ederken, Moskova ve Kiev’in bu konudaki duruşları hâlâ oldukça uzak mesafede bulunuyor. Rubio, bu durumu şöyle değerlendirdi: “Her iki tarafın da uzlaşmaya varması için oldukça zaman ve çaba gerekiyor. Ancak nihai karar ve yönlendirme, ABD Başkanı Donald Trump’ın takdirine bağlıdır.“
Geçmişteki Açıklamalar ve Güncel Durum
Öncesinde, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tammy Bruce, Ukrayna’da herhangi bir ilerleme sağlanamaması halinde ülkesinin müzakere sürecinden çekileceği tehdidinde bulunmuştu. Bu tehdit, bölgedeki diplomatik çabaların önemine işaret ediyor.
Kiev’in Geri Adımları ve Zelenskiy’nin Açıklamaları
Kiev yönetimi lideri Vladimir Zelenskiy, geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın Kırım’ı silah yoluyla geri almasının mümkün olmadığını açıkça kabul etti. Zelenskiy, daha önce de Ukrayna’nın 1991 sınırlarına geri dönmesinin imkânsız olduğunu belirterek, bu topraklara yeniden sahip olmanın ülke için şu anda mümkün olmadığını dile getirmişti.
Putin’in Barış Vizyonu ve Ukrayna Meselesine Yaklaşımı
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ocak ayında düzenlenen Güvenlik Konseyi toplantısında, Ukrayna’daki çatışmanın çözümünde uzun vadeli barışın esas alınması gerektiğini vurguladı. Putin, “Çatışmayı sona erdirmek için sadece kısa süreli ateşkes veya geçici duraklamalar yeterli değildir, kalıcı ve sürdürülebilir bir barışın tesisi şarttır.” diyerek, Rus halkının çıkarları için mücadele edeceklerini ifade etti. Ayrıca, Ukrayna’da kalıcı barışın, “tüm insanların ve bölgedeki tüm halkların meşru çıkarlarına saygı gösterilerek” sağlanması gerektiğini belirtti.
