ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi, Biden döneminde imzalanan af kararlarını bağımsız bir başkanlık süreciyle bağdaştıramadığını ileri sürerken, belgelerin otoriter bir talimatla düzenlendiğine dair iddiaları masaya yatırdı. Komite, Pam Bondi’ye yazdığı mektupta, bazı kararların kişisel karar sürecine katılmadığına dair kanıtlar bulunduğunu savundu ve süreçleri eleştirel bir bakışla değerlendirdi.
Komite tarafından yayımlanan 93 sayfalık raporda, eski başkanın kalem kullanımına ilişkin ayrıntılar ele alınırken, bazı belgelerin otomatik imzalama makinesiyle imzalandığı ve bu durumun kararların meşruiyetini sorgulatabileceği belirtildi. Bu iddiaların gölgesinde, ABD Başkanı Donald Trump da Biden’in af kararlarını bir makine tarafından imzalandığı yönünde küçümser nitelikte açıklamalarda bulundu ve bu afları geçersiz ilan etmişti.
Yargı süreci ve af kararlarının sınırları, Biden yönetiminin son günlerinde yaklaşık 2.500 şiddet içermeyen suçlu için yaptığı cezai hafifletmelerle de gündeme geldi. Başkan Biden’in oğlu Hunter Biden, ailesinin diğer üyeleri, eski Genelkurmay Başkanı Mark Milley ile Anthony Fauci için de bazı önleyici af kararları imzalandığı iddiaları tartışmaları derinleştirdi.
Komite, yasal süreç başlatılması çağrısını güçlendiriyor. Mektubun odak noktası, otokrat tarafından imzalanan yürütme emirlerinin geçersiz sayılması ve Adalet Bakanlığı’nın gerekli adımları atması gerektiği yönündeki vurgular oldu. Ayrıca Biden’ın akıl sağlığı konusundaki tartışmaların kasıtlı olarak saklandığı iddiası da raporda öne sürülen diğer noktalar arasında yer aldı.
Siyasi yankılar sürüyor: Demokratlar raporu siyasi motivasyonlu bir hamle olarak nitelendirirken, Cumhuriyetçiler yargı sisteminin yeniden düzenlenmesi ve af yetkisinin kötüye kullanımının önlenmesini savunuyor.
