ABD Büyükelçisi George Glass ile Japonya Dışişleri Bakanı Motegi Toşimitsu arasındaki görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında iki ülke arasındaki son gelişmeler değerlendirildi. Glass, Çin’in Takaiçi’nin açıklamalarına verdiği tepkiye ilişkin olarak, Başkan Trump ve büyükelçilik olarak Japonya halkının arkasında olduklarını ve gerektiği yerde tepki vermeye, gerektiğinde ise destek sunmaya devam edeceklerini belirtti.
Adalar konusundaki dayanışma konusunda Glass, Çin’in bölgede atacağı adımların gerekli olmadığını ve bölgesel istikrarı tehlikeye atabileceğini vurguladı. ABD’nin bölgedeki statükonun tek taraflı değiştirilmesine karşı olduğuna dikkat çekti ve “ABD-Japonya ittifakına bağlılığımız ve Senkaku Adaları başta olmak üzere Japonya’nın savunmasına olan sarsılmaz desteğimiz bir kez daha ifade edildi” dedi. Japonya’nın bu adları Diaoyu olarak değil Senkaku adıyla kullanması ise bir kırmızı çizgi olarak belirtildi.
Tayvan gerilimi ve stratejik belirsizlik konusuna değinen Takaiçi Sanae, 7 Kasım’da Diet’te yaptığı konuşmada Tayvan Boğazı’nda bir müdahalenin “ülkesinin varlığını tehdit eden bir durum” olarak görüleceğini ve bu durumda askeri güç kullanılabileceğini söylemişti. Bu açıklama Pekin’in sert tepkisini çekti ve uzun süredir benimsenen ‘stratejik belirsizlik’ politikasıyla arasındaki farkın altını çizdi. Takaiçi, gelen tepki üzerine sözlerini varsayımsal olarak nitelendirdi ve benzer yorumlardan kaçınacağını belirtti; ancak ifadelerini geri çekmedi.
Çin Dışişleri Bakanlığı, Japonya’nın Pekin Büyükelçisi Kenji Kanasugi’yi çağırarak protesto notası sundu. Ayrıca Çin, güvenlik şartlarıyla ilgili seyahat uyarılarını ve yurt dışı eğitim uyarılarını güncelledi. Fukuşima’daki arıtılmış radyoaktif suyun denize boşaltılması kararının yaydığı tartışmalar da Çin’in ithal deniz ürünlerine yönelik yasakları yeniden devreye koymasına yol açtı.
