ABD Dışişleri Bakanlığı’nın toplantı dökümüne dayanarak, Marco Rubio’nun basın toplantısında Kuzey Kore ile ilişkiler konusunda dikkat çekici ifadeler kullandığı ifade edildi. Washington’ın Pyongyang ile temas kurma kapısını tamamen kapatmadığını belirten Rubio, farklı bölgelerdeki aktörlerden gelen görüşlere her zaman kulak vermeye açık olduklarını söyledi.
İster Küba’daki bir insan olsun ister Kuzey Kore’deki bir yetkili veya İran’daki bir karar verici olsun, diyalog kanallarını açık tutmanın önemini vurguladıklarını dile getirdi. Bu yaklaşım, resmi müzakere süreci başlatılmasa da, iletişim ve temas kurma ihtiyacını vurgulayan bir mesaj olarak değerlendirildi.
Birçok analist, Rubio’nun sözlerinin Kuzey Kore ile yeniden diyalog arayışını gösterdiğine işaret ediyor. Özellikle artan nükleer program gerilimi ve bölgesel güvenlik kaygıları, diplomatik temas ihtimalini yeniden gündeme taşıdı.
Kim Jong-un’un ABD’ye bakışı ise önceki açıklamalarında, “ABD’nin tutumuna bağlı” ifadesiyle diyalog kapısının tamamen kapatılmadığını ima etmişti. Bu da taraflar arasındaki iletişimin tamamen kesilmediğini gösteren bir mesaj olarak değerlendirildi.
Geçmişteki zirveler ise ABD ile Kuzey Kore arasındaki en kritik temasları oluşturdu. Haziran 2018’de Singapur, Şubat 2019’da Hanoi ve Haziran 2019’da Panmunjom zirveleri, iki ülke arasında üç kez bir araya gelinen anlar olarak tarihe geçti. Bu görüşmeler, ABD-Kuzey Kore zirvesi olarak anılmasına rağmen, nükleer silahsızlanma konusunda somut bir anlaşmaya varmadan sonuçlanmıştı. Hanoi’deki zirvenin ardından diplomatik temaslar fiilen durgunlaştı.
