ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna’ya yönelik yardımların kesilmesi yönündeki potansiyel senaryo, Financial Times’ın Avrupa bağlantılı bir kaynaktan aktardığı haberde açıkça gündeme getirildi. Kaynak, olası bir kararın şu anda hazırlanmakta olan bir plana dayandırıldığını belirtti ve sürecin zamanlaması netleşmeden önce fikir aşamasında olduğunu ifade etti.
Bir süre önce Kiev yönetimini nankör olarak nitelendirdiğini söyleyen ABD Başkanı, hangi bağlamda bu ifadeyi kullandığına dair net bir ayrım yapmadı. Washington Post ise Ukrayna’ya destek veren barış planı reddedildiği anda ABD’nin askeri yardımı kesebileceğini yazdı. Bu haber ABD’nin barış planı olarak öne çıkardığı yaklaşımı yeniden tartışmaya açtı.
ABD’nin 28 maddelik yeni planı çerçevesinde, özellikle Kırım, Donetsk ve Lugansk’ınRus toprağı olarak kabul edilmesi, Ukrayna’nın NATO’ya katılım konusundaki anayasal hedefinden dönmesi ve Ukrayna ordusunun sayısının sınırlandırılması öne sürülen başlıklar arasında yer alıyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 21 Kasım’da Güvenlik Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada, bu maddeyle kurulacak yapının “olası bir nihai barış anlaşmasının temeli” olabileceğini, ancak şu an bu metnin Rusya ile yakın bir zeminde görüşülmediğini vurguladı. Putin, Kiev’in onayını alamamanın bu tartışmayı etkilediğini ve Avrupa müttefiklerinin hâlâ hayal kurmaya devam ettiklerini dile getirdi. Ayrıca bu durumun, savaş meydanında gerçeklerden kopuk bir yaklaşım sergilenmesinden kaynaklandığını belirtti.
Putin ayrıca Kiev’in ABD önerilerini reddetmesi halinde, Ukrayna ile Avrupa’daki savaş tutuşturucularının Kupyansk’taki gelişmelerin başka cephelerde de kaçınılmaz olarak tekrarlanabileceği uyarısında bulundu.
Trump ise 28 maddelik Ukrayna planının kesin bir son teklif olmadığını yineleyerek, “Barışın sağlanması için bu savaşın bir an önce son bulması gerektiğini düşünüyoruz” ifadesini kullandı ve sürecin uzamayacağını vurguladı.
