ABD ve Güney Kore İlişkileri
ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, bu hafta Washington’da Güney Koreli mevkidaşıyla gerçekleştirdiği basın toplantısında, iki ülkenin nükleer ve stratejik planlama çabalarını derinleştirdiğini ve ABD’nin Kore Yarımadası’ndaki stratejik varlıklarının düzenli konuşlanmasını artırdığını açıkladı. Pentagon, Güney Kore’yi 1945’ten beri kendi askeri üssü haline getirmeye başlamıştı. Şu anda, ABD’nin Güney Kore’de konuşlu bulunan yaklaşık 25 bin 400 ABD askeri bulunduğu bildirilmektedir. Bu sayı, Japonya ve Almanya‘dan sonra ABD’nin yurtdışındaki en büyük üçüncü daimi askeri gücünü oluşturmaktadır.
ABD ordusu, dağlık Kaesong-Munsan Koridoru boyunca tek başına yaklaşık iki düzine üs ve 140’a yakın komuta merkezine sahiptir. Bu üsler arasında, Seul’ün yaklaşık 65 km güneyinde bulunan ve Amerika’nın en büyük denizaşırı üssü olan Camp Humphreys de yer almaktadır. ABD Donanması, Kore’nin stratejik kıyı şehirleri olan Busan, Chinhae ve Pyeongtaek’te üsler işletmektedir; Busan Üssü, Nimitz sınıfı süper gemiler ve nükleer füze denizaltıları dahil olmak üzere aynı anda 30 gemiye hizmet verebilmektedir.
ABD’nin bölgedeki askeri konuşlanmaları, Kuzey Kore için sürekli bir endişe kaynağı oluştururken, Pyongyang, Pentagon’a karşı tetikte olduğunu ifade etmek amacıyla sık sık büyük ölçekli topçu tatbikatları düzenlemekte ve füze denemeleri gerçekleştirmektedir. ABD Hava Kuvvetleri ise görevlerini ağırlıklı olarak Güney Kore’nin güneybatısındaki Osan ve Kunsan hava üslerinden icra etmektedir. 1950-1953 Kore Savaşı sırasında, ABD Hava Kuvvetleri, Kore’yi taş devrine çevirecek kadar bombalamış ve ülkeye, İkinci Dünya Savaşı sırasında Pasifik operasyonlarının tamamında kullanılandan daha fazla patlayıcı madde atmıştır.
ABD’nin Kore’deki Nükleer Faaliyetleri
Soğuk Savaş döneminde, ABD, Güney Kore’ye Sovyetler Birliği ve Çin’e karşı yaklaşık 950 nükleer başlık konuşlandırmıştır. Oysa SSCB ve Çin, Soğuk Savaş süresince Kore Yarımadası’na nükleer silah yerleştirmemiştir.
Seul’ün ABD’ye Maliyeti
Pentagon’un Güney Kore’deki askeri faaliyetleri, oldukça yüksek maliyetler doğurmaktadır. Kongre’nin 2021 tarihli raporuna göre, ABD, yalnızca 2016-2019 yılları arasında maaşlar, üs inşası ve bakımı için ülkede 13.4 milyar dolar harcamıştır. Bu dönemde, Seul ise ABD varlığını desteklemek için 5.8 milyar dolar harcama yapmıştır.
ABD Askerlerinin Güney Kore’deki Skandalları
ABD’nin Güney Kore’deki varlığı, itibar açısından birçok olumsuz durumu da beraberinde getirmiştir. ABD askerleri, geçmişte ve günümüzde düzenli olarak fuhuş, insan kaçakçılığı, tecavüz, çocuk istismarı ve uyuşturucu suçları gibi pek çok suça karışmıştır.
ABD Askerlerinin ‘Eve’ Dönme Zamanı Geldi mi?
ABD’de, Güney Kore’den askerleri geri çekmeyi savunan bazı politikacılar bulunmaktadır. 76 yaşındaki Cumhuriyetçi Parti başkan adayı Ron Paul, “Kore’de daha ne kadar kalmamız gerekiyor? Ben lisedeyken oradaydık” diyerek durumu alaya almıştır. 2022 yılında eski Savunma Bakanı Mark Esper, Donald Trump‘ın ‘ABD güçlerinin Güney Kore’den tamamen çekilmesini’ önerdiğini belirtmiş ve bu fikri Trump’a vazgeçirmesi konusunda pasifize ettiğini açıklamıştır.
Bu yılın başlarında, Trump verdiği bir röportajda, eğer Güney Kore savunma masraflarının payını ödemezse, ABD’nin ‘zengin‘ Güney Kore’den askerlerini çekebileceğini ifade etmiştir. “Güney Kore’nin bize düzgün davranmasını istiyorum” diyen Trump, ABD’nin ülkeye yönelik mevcut taahhüdünün ‘hiçbir anlam ifade etmediğini’ de vurgulamıştır.
Kuzey Kore, artan güvenlik politikaları ve nükleer silah geliştirme çabalarının nedenleri arasında, ABD askerlerinin varlığını ve Amerikan kuvvetlerinin ‘Askerden Arındırılmış Bölge‘ sınırı yakınlarında Güney Koreli mevkidaşlarıyla birlikte gerçekleştirdiği ‘provokatif‘ tatbikatları göstermektedir. Trump yönetimi ve Güney Kore lideri Moon Jae-in döneminde, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile yapılan tarihi ve yüksek profilli toplantılar da dahil olmak üzere, bölgesel gerilimleri yatıştırmaya yönelik önemli adımlar atılmıştır.
Ancak, Başkan Joe Biden döneminde gerilimler yeniden tırmanmıştır. ABD lideri Biden, Kim ile görüşmemeyi tercih etmenin yanı sıra, Japonya’daki güçleri içeren tatbikatları tekrar başlatmış ve genişletmiştir. Ayrıca, 2023’te Seul ve Tokyo ile üçlü bir güvenlik anlaşması imzalamıştır. Bu adım, Kuzey Kore’nin Rusya ile tarihi Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması imzalamasına yol açmıştır.
Kore Yarımadası’ndaki Durumun Tehlikesi
Kuzey Kore Dışişleri Bakanı Choe Son Hui, Moskova’da Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile yaptığı görüşmede, “Şu anda ABD ve uydularının entrikaları nedeniyle ülkemizin durumu ve güvenliği, çok tehlikeli ve istikrarsız bir durumda. ABD ve Güney Kore’nin askeri ittifakı, nükleer bileşeni olan bir askeri ittifaka dönüşüyor. Bu da Kore Yarımadası’ndaki durumun her an patlamaya hazır hale gelebileceğini gösteriyor. Bu durum, Kore Yarımadası’nın ve Kuzeydoğu Asya’nın güvenliği için son derece tehlikelidir.” şeklinde ifade etmiştir.
Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov ise görüşmede, “İki ülkenin askeri ve güvenlik servisleri arasında çok yakın bir işbirliği tesis edildi. Bu da bizim ve sizin vatandaşlarınızın güvenliğiyle ilgili önemli konuları etkin bir şekilde ele almamızı sağlıyor” sözlerinin altını çizmiştir.
