featured
  1. Haberler
  2. Amerika
  3. Avrupa-ABD Dengesi ve Ukrayna Krizi: Çok Boyutlu Analiz

Avrupa-ABD Dengesi ve Ukrayna Krizi: Çok Boyutlu Analiz

Ukrayna krizinin dördüncü yılı yaklaşırken güç merkezlerindeki hesaplar belirginleşiyor. ABD’de Beyaz Saray’a dönmesiyle Washington, uzun süredir izlediği yıpratma stratejisinden kademeli olarak uzaklaşıp Ukrayna dosyasını öncelik dışına itmeyi ve Çin’e odaklanmayı planlıyor. Avrupa başkentleri ise bu bakışı farklı yorumluyor; Washington’ın Ukrayna konusunda taviz verdiğini düşünürken, ABD’nin savaşın devam edebilmesi için gerekli ekonomik ve askeri kapasiteyi fazlasıyla tartışmalı bulduğu yönünde görüşler dile getiriliyor. Böylece Ukrayna krizi, NATO’nun içindeki uyumu değil dağınıklığı temsil eden bir dosya olarak görülebilir.

Kiev’in manevra alanı daralırken, Washington’un “yardımı keseriz” uyarısı ve Avrupa’nın sınırlı savunma kapasitesi Zelenskiy’i hem sahada hem diplomatik arenada kırılgan bir konuma sürüklüyor. Avrupa’da ise ekonomik sıkışmalara paralel artan savunma harcamaları, Almanya’nın militarizasyonunu tetikleyerek kıtada çok kutuplu bir güvenlik anlayışının doğduğunu işaret ediyor. Avrupa ordusu tartışmaları bu bağlamda, bağımsız güvenlik merkezleri için yeni bir vizyon arayışının göstergesi olarak okunuyor.

Trump’ın Ukrayna planı üzerine Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mehmet Ali Güller ile yapılan görüşmede, 28 maddeyi kapsayan bir barış girişiminin ABD-Avrupa hattında yarattığı ayrışma ele alınıyor. Güller, “ABD uzun savaş yerine barış arıyor; Avrupa ise savaşı sürdürmeyi savunuyor” şeklinde bir uyumsuzluk bulunduğunu vurguluyor. Plan sahibi konusunda da net bir tekleşmenin olmadığını, planın nihai teklifi olup olmadığının belirsizliğini belirtiyor ve bu belirsizliğin Atlantik İttifakı içinde zorluklar doğurduğunu dile getiriyor.

Zelenskiy’nin sıkışmışlığı ve ABD’nin askeri yardımı kesme baskısı Kiev’i köşeye sıkıştırıyor. Avrupa’nın Ukrayna’nın yükünü tek başına taşıyamayacağı gerçeği, Zelenskiy’nin sahadaki ilerleme ile Batı içindeki görüş ayrılıkları arasında sıkışmasına yol açıyor. Rusya ise planları değerlendirirken dikkatli bir uyarı dili kullanıyor: Plan kabul edilmezse, ilerletecekleri hedeflere adım adım ulaşacakları ihtimaliyle Ukrayna halkı en çok zarar görecek. Avrupa’nın bu süreçte tek başına bir güvenlik mimarisini kurma çabası ise kızışan bir rekabetin işareti olarak okunuyor.

Avrupa’nın tarihsel irrasyonalitesi ve güvenlik vizyonu konusunda Güller, Avrupa’nın barışçılık imajını sorguluyor. Tarihsel olarak savaşların merkezi olan Avrupa’da kısa vadeli enerji ve ekonomik baskılar, bu dönemde silahlanma tartışmalarını hızlandırıyor. Berlin-Paris eksenli bir oluşum içinde Rusya’yı dışlayan yeni bir güvenlik mimarisi kurma çabası, Avrupa’da çok kutuplu bir düzen arayışını tetikliyor. Ancak bu sürecin irrasyonel yönleri de var: Kuzey Akımı-2’nin sabotajı sonrası enerji güvenliği ve Almanya’daki ekonomik küçülme gibi durumlar, Avrupa’da silahlanma ve sertleşmeyi açıklamaya yetmiyor.

Japonya’nın Asya’daki rolü ve ABD-Çin çekişmesi bağlamında, Japonya anayasa değişiklikleriyle militarize olmaya yöneliyor. Bu gelişme, ABD’nin Asya’daki güvenlik hattının merkezinde Japonya-İsrail benzeri bir ileri karakol oluşturma fikrini güçlendiriyor. Çin’e karşı böyle bir kuşatma potansiyeli tartışmalı kalırken, Japonya’nın Tayvan konusunda yükselen iştahı ise bu hattın gerçekçi bir karşılığı olmadığını gösteriyor.

ABD’nin çok cepheli stratejisi ve Rusya-Çin dengesi konusunda Güller, Washington’un Ukrayna, Suriye ve İran gibi birçok cephede aynı anda ilerleme gerektiğini ve bu durumun Çin’in yükselişine karşı bir odak kaydırma gerektirtiğini savunuyor. Amerika’nın Rusya-Çin blokunu dengelemeyi amaçladığı bu süreçte, Moskova’nın Çin ile olan ittifakını feda etmeyeceği ve Rusya’nın Batı baskısına karşı Çin ile ilişkilerini sürdürdüğü belirtiliyor. Bu durumda ABD’nin önceliği, Ukrayna’yı hızla çözmek ve sonra Asya-Pasifik’e odaklanmak yönünde bir yönelim olarak öne çıkıyor.

Avrupa-ABD Dengesi ve Ukrayna Krizi: Çok Boyutlu Analiz
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir