Caracas’taki Miraflores Sarayı’nda toplanan toplantıda konuşan Nicolas Maduro, ABD’nin Karayipler’de artan askeri hareketliliğine karşı duruşunu dile getirdi. Barışı savunmak adına büyük Karayipler Parlamenter Buluşması bağlamında yaptığı konuşmada Venezüella’nın doğal zenginlikleri nedeniyle hedef haline getirildiğini savundu.
Maduro, dünyanın en büyük petrol rezervine sahip olmasının ülkenin karşı karşıya kaldığı baskıların temel nedeni olduğunu ifade etti: “Bizi hedef alıyorlar çünkü sahip olduğumuz kaynaklar büyük bir stratejik değere sahip.” Ekili arazi ve konum olarak Karayipler’deki rolünün emperyalist hesapların odağına yerleştiğini savunan lider, uluslararası medyanın manipüle edildiğini iddia etti ve Venezüella’ya karşı bir savaşı meşrulaştırmaya çalıştıklarını öne sürdü. Rejim değişikliği amacıyla bir anlatı dayatıldığını belirtti.
Konuşmasında Venezüella’nın barış ve egemenlik temelinde yaşamak istediğini vurgulayan Maduro, Latin Amerika ve Karayipler’e dayanışma çağrısı yaptı. Bağımsızlık, egemenlik ve barış için verilen mücadele tüm Amerika’nın mücadelesidir sözleriyle birlik çağrısı yapan lider, emperyalist yalanlara karşı dayanışmaya vurgu yaptı.
Petrol rezervleriyle ilgili veriler ışığında Maduro, dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervine sahip ülkelerin başında gelen Venezüella’nın kaynaklarının bazı büyük göstergeler tarafından yüksek sülfür oranlı ağır ham petrol olarak değerlendirildiğini belirtti. Bu durum, çıkarma ve işlenmenin maliyetini artırıyor ve uzun vadede küresel enerji dengelerinde önemli etkiler doğuruyor.
Kaynaklar arasında BP Statistical Review of World Energy, EIA ve OPEC gibi kurumlar gösteriliyor; veriler Venezüella’nın rezervlerini yaklaşık 303 milyar varil olarak işaret ediyor. Ancak rezervlerin yapısal özellikleri nedeniyle çıkarım süreçleri standart petrol ülkelerine göre daha zorlu ve maliyetlidir.
