George Institute for Global Health tarafından yürütülen ve Nutrients dergisinde yayımlanan çalışmada Walmart, Kroger, Target ve Costco gibi büyük perakendecilerden toplanan 651 bebek ve küçük çocuk gıda ürünü incelendi. Baş araştırmacılar arasında Elizabeth K. Dunford’un adı öne çıktı. Çalışma sonuçları, bebekler için aşırı işlenmiş kategoride değerlendirilen ürünlerin oranının yüksek olduğunu gösterdi ve bu ürünlerde genellikle tat, renk ve doku iyileştirme amacıyla kullanılan katkı maddelerinin yoğunluğu dikkat çekti. Analizdeki ürünlerin yaklaşık %71’inin aşırı işlenmiş kategoride yer aldığı kaydedildi.
Çoğu üründe meyve içeriği bulunmasına rağmen, üreticiler 21 adet taze meyve bileşenine karşılık 45 farklı işlenmiş meyve türevi kullanıyor. İncelenen bebek kahvaltılık gevrekleri ve nişasta bazlı ürünler de tamamen aşırı işlenmiş olarak sınıflandırıldı ve bazı ürünlerde 56 farklı bileşene kadar rastlandı. Aşırı işlenmiş ürünlerde şeker ve sodyum miktarlarının az işlenmişlere göre anlamlı biçimde yüksek olduğu görüldü. Bununla ilgili olarak ilk katı gıdaya geçişin yalnızca fiziksel beslenme süreci değil, tat öğrenme açısından da kritik bir döneme denk geldiği vurgulandı. Tat algısının erken yaşlarda şekillenebileceği ihtimali üzerinde duruldu.
Etiketlerde görünen meyve görsellerinin çoğu üründe gerçek taze meyve yerine meyve suyu konsantresi veya püre konsantresi kullanılarak sunulduğu belirtildi. Bu bileşenler, etikette “ilave şeker” ibaresi olmaksızın bile yüksek tatlılık sağlayarak benzer bir tat profili oluşturuyor ve çocukların tatlıya olan alışkanlığını pekiştirebiliyor. Bu durum, ileriki yaşlarda da benzer tat tercihlerini tetikleyebilecek bir eğilim olarak değerlendirildi.
Aşırı işlenmiş içerikler ve sodyum yükü konusunda dikkat çekici veriler ortaya çıktı. Arama ve kıvam artırıcılar, emülgatörler ve yapay renklendiriciler gibi katkı maddelerinin yoğun bulunduğu ürünler incelendi. Aşırı işlenmiş tuzlu öğünlerde sodyum oranı ortalama 100 gramda 110 mg olarak ölçülürken, az işlenmiş ürünlerde bu değer yaklaşık 42 mg’a kadar düştü. Bazı atıştırmalıklarda ise 100 gram başına 929 mg gibi yüksek sodyum değerleri kaydedildi.
Araştırmacılar, bebeklerin katı gıdaya geçiş dönemiyle ilişkili tat öğrenme sürecinin kritik olduğuna dikkat çekerek, halk sağlığı önceliği açısından daha sıkı etiketleme kuralları ve ürün reformülasyonlarının gerekliliğini vurguladı. Bu yönde atılacak adımlar, küçük yaş gruplarına yönelik ürünleri daha sağlıklı bir yönette sınıflandırmaya ve tüketici farkındalığını artırmaya yardımcı olabilir.
