featured
  1. Haberler
  2. Amerika
  3. Biden’ın Adaylıktan Çekilmesi ve Kamala Harris’in Geleceği

Biden’ın Adaylıktan Çekilmesi ve Kamala Harris’in Geleceği

Biden’ın Adaylıktan Çekilmesi

ABD Başkanı Joe Biden, 5 Kasım 2024 tarihinde gerçekleştirilecek başkanlık seçimlerinde adaylıktan çekildiğini açıkladı. Daha önce, kendisine yöneltilen ‘Adaylıktan çekilecek misiniz?’ sorularına net bir şekilde yanıt vererek, adaylığının devam ettiğini belirtmişti. Ancak, son zamanlarda sağlık sorunları ve yaşının getirdiği zorluklar göz önüne alındığında, Biden’ın bu kararı dünya kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

‘ABD’de Anti-Demokratik Bir Süreç İşliyor’

Biden’ın adaylıktan çekilmesi üzerine Sputnik’e değerlendirmelerde bulunan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Levent Ersin Orallı, şu ifadeleri kullandı: “ABD’de beklenen oldu ve bu durum nihayet duyuruldu! Biden’ın sağlık sorunları ve ileri yaşı nedeniyle başkanlık yarışını sürdüremeyeceği, özellikle Amerikan kamuoyunun Trump ile gerçekleştirdiği tartışmalı oturumdan sonra daha da belirgin hale gelmişti. Biden’ın, 4 yıl daha başkanlık yapmasının mümkün olmadığına dair kamuoyunda oluşan kanaat, giderek güçlendi. Ayrıca, Demokrat Parti’nin Ağustos ayında yapılacak kongresinde Biden’a yönelik sert eleştirilerin gündeme gelmesi kaçınılmazdı. Lobilerden ve bağışçılardan gelen tepkiler, Biden’ın çekilmesini zorunlu hale getirdi. Covid-19’a yakalandığını gerekçe göstererek Biden’ın onurluca geri çekilmesi, aslında kurgusal bir senaryonun parçasıydı. Bu durum, Amerikan başkanlık seçimleri bağlamında ağır bir anti-demokratik sürecin işlediğini gösteriyor. Zira, ön seçimlerde 14 milyon delegenin oyunu almış olan Biden, kendi iradesi dışında geri çekilmek zorunda bırakıldı. Her seferinde seçimlere devam edeceğini ve sağlık durumunun iyi olduğunu iddia eden Biden, aniden geri çekilme kararı almak zorunda kaldı. Bu durum, açıkça bir baskı altında olduğunu gösteriyor.”

‘Harris’in Silik Profili’

Biden’ın yerine Kamala Harris’in öne çıkmasına dikkat çeken Orallı, sözlerine şöyle devam etti: “Bu baskı süreci, Kamala Harris’in adaylığını da büyük ölçüde etkileyecektir. İlk kadın başkan yardımcısı ve ilk siyahi başkan yardımcısı olarak Harris, göreve başlamadan önce dikkat çekici bir profil sergiliyordu. Birçok kişi, Biden’ın başkanlık döneminde 4 yılı tamamlayamaması durumunda Harris’in başkanlık sürecini devam ettirebileceğine inanıyordu. Ancak, gelinen noktada Harris, başkan yardımcılığı sürecinde oldukça silik bir profil çizdi. Özellikle göç ve göçmen politikaları bağlamında Harris’in yeterince güçlü bir figür olmadığını gösteren birçok soru işareti var. Filistin’de Gazze’de yaşanan trajedi sırasında, on binlerce kadının ve çocuğun hayatını kaybetmesine dair yeterli açıklama yapmamış olması, Harris’in Biden’ın devamı olacağı ve belki de dördüncü bir Obama dönemi yaratacağı anlamına geliyor. Harris’in, Amerikan müesses nizamı tarafından desteklenebilecek zayıf bir figür olduğunu vurgulamakta fayda var. Zira şu ana kadar kendi doğrularını ortaya koyamamış ve daha çok taklit unsurları üzerinden bir siyasetçi profili geliştirmiştir. Bu durum, Harris’in uzun vadede Trump’ın karşısında yeterli bir rakip olamayacağı anlamına geliyor. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı ve Gazze meselesinde kendine özgü doğrular geliştirememiş olması, onun bir konfor alanından çıkma riskini almadığını gösteriyor. Bu nedenle, Biden’dan daha fazla oy toplama ihtimali oldukça düşük.”

‘Harris, Biden’dan Farklı Değil’

Kamala Harris’in aday gösterilmesi ve başkanlık süreciyla ilgili daha derinleşmiş sorunların devam edeceğini belirten Orallı, sözlerini şöyle sürdürdü: “NATO’nun genişlemesi doğrultusunda elde edilen kazanımların kaybedilmemesi adına, bu savaşın sürdürülebilir bir hale gelmesi muhtemeldir. Ukrayna’yı terk eden 10 milyondan fazla insan ve hayatını kaybeden on binlerce insan, NATO’nun güçlenmesi adına ABD’deki karar alıcılar tarafından kurgulanmış bir senaryonun parçasıdır. Bu senaryonun temel figürlerinden biri de Kamala Harris’tir. Ancak, Trump’ın zaferi durumunda, savaşın gidişatı değişecek ve Kırım’ın, Donetsk ve Luhansk bölgelerinin yeni bir anayasa ile ilhakı kabul edilebilir. Trump’ın ‘Ben geldiğim an bu savaşı bitireceğim’ sözü, savaşın bir kazananı ve kaybedeni olacağını açıkça ortaya koyuyor. Bu da mevcut fiili durumun hukuki bir duruma dönüştürülmesi anlamına gelecektir.”

‘Biden Zorla Çekildi’

ABD’nin seçim sistemine dikkat çeken Doç. Dr. Levent Ersin Orallı, şunları söyledi: “ABD seçimleri, açıkça antidemokratik uygulamalarla doludur. Trump’a yönelik suikast girişiminden sonra Biden’ın bu seçimi kazanma ihtimalinin kalmadığı anlaşılmış ve bir üst akıl devreye girmiştir. Önce Covid-19 ile ilgili bir süreç geliştirilmiş, ardından Kamala Harris şişirilmiş ve Biden tamamen iradesi dışında başkan adaylığı sürecinden çekilmesi talep edilmiştir. Bu antidemokratik uygulamalar üzerine inşa edilmiş Amerikan siyaseti, ABD’nin küresel hegemonyasının sorgulanmasına ve insan hakları ile demokrasi konusundaki örnek model ülke olma konumunun her geçen gün zayıflamasına neden olacaktır.”

Biden’ın Adaylıktan Çekilmesi ve Kamala Harris’in Geleceği
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir