İngiltere eski başbakanı Tony Blair, Irak İşgali’nin ardından bölgedeki güven bocalamasını derinleştiren politikaları nedeniyle Arap dünyasında güven kaybına yol açtı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Eylül ayında açıkladığı Gazze planında Blair’in adı, “çok iyi bir adam” ifadeleriyle anıldı ve kurulun kurulması için öne çıkarılan tek figür olarak gösterildi.
Plan, filistin devletine giden sürecin belirsizliği ve Gazze’nin, işgal altındaki Batı Şeria’dan ayrı bir hukuk sistemiyle yönetilmesi önerisi nedeniyle hem Filistin tarafında hem uluslararası camiada eleştirilere maruz kaldı. Eleştirmenler, bu yaklaşımın Gazze ile Batı Şeria’nın tek bir siyasi yapı olarak görünmesini zayıflatabileceği endişesini taşıdılar.
“Farklı bir rolde olabilir” ifadesiyle Blair’in tamamen dışlanmadığını söyleyen yakın bir kaynak, plan sürecinde hâlâ farklı bir pozisyonda görev alabileceğini belirtti. Kaynaklar, ABD ve İsrail yönetimlerinin Blair’e olumlu baktığını ve kurulun altında yer alacak küçük bir yürütme organında görev alması ihtimalinin tartışıldığını aktardı. Bu yürütme kurulunda öne çıkan isimler arasında Jared Kushner (Trump’ın damadı ve eski başdanışmanı) ile Steve Witkoff (Trump’ın özel temsilcisi) yer alıyor; bazı Arap ve Batılı ülke temsilcilerinin de bu çerçevede dahil edilmesi konuşuluyor.
„Görevde olan dünya liderleri“ ifadesiyle FT’ye konuşan bir kaynak, ana kurulda yalnızca görevde olan dünya liderlerinin bulunacağını ve Blair’in bu nedenle dışarıda bırakıldığını belirtti. Kurulun çalışma biçimi ve zaman çizelgesi ise hâlâ belirsizliğini koruyor.
İsrail medyasında Blair ile Başbakan Netanyahu arasında yaklaşık bir hafta önce gizli bir toplantı yapıldığına dair haberler çıktı. Görüşmenin Gazze’de savaş sonrası düzenlemelere odaklandığı ifade ediliyor. Öte yandan Trump ile Netanyahu arasındaki görüşmenin ateşkesin ikinci aşaması ve uluslararası istikrar gücünün yapısı konularını ele alması bekleniyor; görüşmenin Washington’da mı yoksa Florida’da mı gerçekleştirileceği henüz kesinleşmedi.
