featured
  1. Haberler
  2. Amerika
  3. Dick Cheney’nin Kalp Sağlığı ve Ulusal Güvenlik Alışkanlıkları: İnsanın Nabzına Dokunan Bir Hikâye

Dick Cheney’nin Kalp Sağlığı ve Ulusal Güvenlik Alışkanlıkları: İnsanın Nabzına Dokunan Bir Hikâye

ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney’nin tıbbi geçmişi, yalnızca bir sağlık öyküsü olarak kalmıyor; aynı zamanda ulusal güvenlik tartışmalarında da önemli bir rol oynamıştır. 1978’de ilk kalp kriziyle başlayan süreç, 1980’lerde ikinci ve üçüncü krizlerle sürmüş; en ciddi dönemeç ise 2000 yılı Kasım’ında gelen dördüncü kalp kriziyle gerçekleşmiştir. Bu dönem, Cheney’nin kişisel sağlık durumunun kamu güvenliğine dönüşebileceği endişesini tetiklemişti ve bu düşünce, güvenlik ekiplerinin yaklaşımını da değiştirmişti. New York Times gazetesinin bir yorumunda, Cheney’nin tıbbi geçmişinin kalp hastalıklarına karşı tıbbın ilerleyişiyle neredeyse paralel olduğuna işaret edilmişti.

2001 yılında, kalp rahatsızlığı nedeniyle vücuduna implant edilebilir kardiyoverter defibrilatör (ICD) yerleştirildi. Bu cihaz, sadece ritmi düzenlemekle kalmıyor; gerektiğinde elektrik şoku ile kalbin yeniden normal atımına dönmesini sağlıyordu. ABD’de yaklaşık 800 bin kişi ICD taşıyor ve bu cihaz, kalp hastalıklarına karşı en etkili savunmalardan biri olarak görülüyor. Ancak teknoloji ilerledikçe ve terör tehdidi algısı yükseldikçe Cheney’nin güvenlik ekibi cihazın kendisinin bile bir tehdit oluşturabileceğini düşündü ve bazı güvenlik önlemleri alınmaya başlandı. Kablosuz bağlantı devre dışı bırakıldı ifadesi, bu önlemlerin en uç örneklerinden biriydi: 2007 yılında cihaz bakımı sırasında verilen güvenlik kararı, cihazın kablosuz bağlantısını kesmeyi içeriyordu; amaç, teröristlerin uzaktan müdahalesini engellemektir.

Bu olaylar, Homeland adlı diziye de ilham kaynağı oldu. Dizide, kötü niyetli bir aktörün başkan yardımcısının kalp pilinin numarasını ele geçirip cihazı uzaktan kontrol etmesiyle bir kalp krizi yaşatması anlatılıyordu. Görevden ayrıldıktan sonra Cheney’nin sağlık durumu, 2010 yazında LVAD olarak bilinen sol ventrikül destek cihazı taktırmasına zemin hazırladı; bu, kalbin pompalama işlevini geçici olarak güçlendirmek amacıyla kullanıldı. LVAD, kanı sürekli dolaştırdığı için nabız hissi bireylerde nabızsız bir hissiyat yaratıyordu. Uzmanlar, Cheney’nin cihazı sayesinde kalbin işlevinin yaklaşık %30–%60’ını üstlendiğini belirtmiştir; bu da tamamen nabız hissedilmemesi değil, ancak çok zayıf bir nabız anlamına geliyordu.

Medya, o dönemde “Dick Cheney’nin nabzı var mı?” başlığıyla gündeme gelen bu konuyu yalnızca mizah konusu olarak görmedi; aynı zamanda halkın bu tür tıbbi cihazlar hakkında farkındalığını artırdı. 2014 yılında yapılan bir araştırma, Cheney’nin LVAD cihazına ilişkin haberlere yönelik internet arama trafiğinin ve sosyal medya paylaşımlarının arttığını, pek çok kişinin cihazın faydaları hakkında bilgi sahibi olduğunu ortaya koydu.

Dick Cheney’nin Kalp Sağlığı ve Ulusal Güvenlik Alışkanlıkları: İnsanın Nabzına Dokunan Bir Hikâye
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir