Bugünkü söyleşide Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD-İran müzakerelerinin dinamiklerini ve olası sonuçlarını değerlendirdi. İranlı tarafın Amerikalıların sunduğu teklifi nasıl ele alacağını yakından takip ettiklerini ifade etti.
Fidan, taraflar arasındaki konuların netleşmesi için zaman gerektiğini vurguladı ve 15 gün gibi kısa bir sürede nihai bir anlaşmanın imzalanmasının teknik olarak zor olabileceğini belirtti. Ancak süreç ilerledikçe ilave bir ateşkes imkanı gündeme gelebilir dedi.
Hürmüz Boğazı konusuna ilişkin olarak, dünya genelinin istediği geçiş özgürlüğünün korunması gerektiğini dile getirdi. Uluslararası geçişlere serbestlik sağlanması adına, bölgede gerilimi düşürmenin önemli olduğunu ifade etti.
ABD Başkanı Trump’ın yaklaşımıyla ilgili olarak, uluslararası güç inşa etmek amacıyla hareket etmenin ve bu doğrultuda çözümler üretmenin, Avrupalı ortakların bu konuya yaklaşımını etkileyebileceğini belirtti. Avrupalıların bu konudaki duruşunun ise açıkça Cumhurbaşkanımızın uzun süredir savunduğu politika ile uyumlu olduğunu vurguladı: Türkiye’nin bu savaştan uzak tutulması. Bununla birlikte küresel piyasalarda Hürmüz Boğazı’nın durumunun çözülmesi için katkının sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye’nin enerji güvenliği açısından Hürmüz Boğazı’na olan bağımlılığının bugün o ölçüde yüksek olmadığını belirtti. Ancak boğazdaki kapanmanın dolaylı etkilerini Türkiye’nin ekonomi ve enerji tedariki üzerinde hissedildiğini sözlerine ekledi.
Bir diğer önemli nokta olarak, uluslararası bir barış gücü müdahalesinin uygulanabilirliğinin zorluklar içerdiğini işaret etti. Bölge ülkelerinin, savaş öncesi ve savaş sonrası rejimlerin aynı kalması konusundaki endişelerini ise haklı bir gerekçe olarak gördüğünü ifade etti.
