featured
  1. Haberler
  2. Amerika
  3. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Washington D.C. Ziyareti ve Türk-Amerikan İlişkileri

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Washington D.C. Ziyareti ve Türk-Amerikan İlişkileri

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Washington D.C. Temasları

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Amerika Birleşik Devletleri’nin başkenti Washington D.C.’ye gerçekleştirilen ziyaretinde, mevkidaşı Marco Rubio ile önemli görüşmelerde bulundu. İki ülke arasındaki savunma sanayi işbirliğinin önündeki engellerin kaldırılması yönünde güçlü bir siyasi irade sergilendiği ifade edildi.

Dışişleri kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Bakan Fidan ve ABD Dışişleri Bakanı Rubio’nun gerçekleştirdiği görüşmede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılan telefon görüşmesinde ele alınan konuların takibi yapıldı. Her iki taraf da savunma sanayi alanındaki işbirliğinin önündeki engellerin kaldırılması yönünde kararlılığını ortaya koydu ve mevcut sorunların çözümü için teknik görüşmelerin yapılacağı belirtildi.

Görüşmelerde, Suriye yönetimiyle angajmanın önemine vurgu yapıldı ve Suriye’de istikrarın sağlanması ile terörle mücadele konusundaki kararlılık ifade edildi. Fidan, Rubio’ya Gazze’de kalıcı bir ateşkesin sağlanması gerektiğini aktararak, bu konunun bölgesel barış için taşıdığı önemi vurguladı. Marco Rubio, Türkiye’de Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından yaşanan protestolarla ilgili endişelerini dile getirdi.

Uzman Görüşü: Türk-Amerikan İlişkileri ve Ortadoğu Yaklaşımları

Bakan Fidan’ın Washington D.C. ziyaretinin Türk-Amerikan ilişkileri ve Trump yönetiminin Ortadoğu politikası üzerindeki etkilerini değerlendiren Prof. Dr. Hasan Köni, Türkiye’nin Avrupa ile askeri işbirliği ve savunma sanayisi alanında yakınlaşma çabası içinde olduğunu belirtti. Köni, ABD’nin de benzer bir ortaklık önerisinde bulunabileceğini ifade etti. Bu bağlamda, ABD’nin bölgede istikrar arayışında Türkiye ile iyi ilişkiler geliştirebileceğini savundu.

Köni, Biden döneminde Türkiye’ye pek fazla bir iş düşmediğini, Karadeniz’deki Montrö Sözleşmesi gereği yapılanların ardından Ukrayna’ya destek verildiğini belirtti. ABD’nin, Türkiye’ye yönelik kısa süreli bir direnç gösterdiğini ancak bunun ABD ve AB ekonomisini olumsuz etkilediğini kaydetti. Trump döneminde, Amerika’yı yeniden kurtarma söyleminin öne çıkmasıyla Türkiye’ye ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

Bununla birlikte, Türkiye’nin askeri teknolojide birlikte üretim konusundaki beklentilerinin karşılanması gerektiğinin üzerinde durdu. Türk yapımı İHA/SİHA’ların büyük bir atılım gerçekleştirdiğini ve Türkiye’nin bu alanda İtalya ile işbirliği yaptığını belirtti. Ancak, Türkiye’nin Avrupa ile olan yakınlaşmasının da önemli olduğunu ve AB’nin güvenliği için 1 trilyon Euro ayırmayı planladığını ifade etti.

Suriye ve Güvenlik Anlaşmaları Üzerine Değerlendirmeler

Prof. Dr. Hasan Köni, Suriye’deki gelişmeler ve Şam ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında yapılan anlaşma maddeleri hakkında da önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin ve SDG’nin bu maddelerden anladığı ve beklediği şeylerin farklılık gösterdiğini vurguladı. İsrail’in Suriye’nin güneyini kontrol ettiğini ve bu durumun Türkiye’nin beklentileriyle çeliştiğini ifade etti.

Köni, Türkiye’nin orada yerleşip geliştirmesi durumunda, Suriye’deki durumun değişebileceğini söyledi. Ancak, Türkiye’nin Hamas konusundaki duruşunun da İsrail’i rahatsız ettiğini belirtti. Gazze’de kalıcı bir ateşkesin sağlanması gerektiğini ve Filistin yapısının oluşturulmasını düşündüklerini aktararak, bu konuda ABD ve İsrail’in nasıl bir yaklaşım sergileyeceğini sorguladı.

Trump Yönetimi ve Ortadoğu Stratejileri

Trump yönetiminin Türkiye’nin beklentilerini pek fazla karşılayamayacağını belirten Köni, yönetimdeki birçok üst düzey yöneticinin Musevi asıllı olduğunu vurguladı. Bu durumun, ABD ve Türkiye arasındaki Ortadoğu stratejilerinde farklılık yarattığını ifade etti. Köni, Trump’ın Ortadoğu’da Türkiye’nin yapmak istediklerinin yanı sıra, barış istemeyen bir politika izlediğini belirtti.

ABD’nin NATO’nun dağılmasını istemediğini, bunun ABD ekonomisi açısından büyük bir kayıp olacağını ifade etti. Pentagon’un, NATO’nun güçlendirilmesi için çaba gösterdiğini ancak öncelikle Ukrayna barışının sağlanması gerektiğini vurguladığını aktardı. Avrupa’nın da, Rusya’ya karşı bir direniş içinde olduğunu ve bunun iç politikalara etki ettiğini belirtti.

Batı’nın Göç Politikası Üzerine Değerlendirmeler

Prof. Dr. Hasan Köni, Batı’nın göç meselesi ile ilgili tutumunu eleştirerek, bu meselenin kendilerine zarar vermeye başladığında tavır değiştirdiklerini söyledi. Trump’ın izlediği ekonomik politikaların, kendi içinde de sorunlar yaratmaya başladığını ifade etti. Özellikle, iklim değişikliği ve rejim değişiklikleri nedeniyle dünya çapında büyük bir göç dalgasının yaşanacağına dikkat çekti.

Köni, Batı’nın göçü tersine çevirmeye çalıştığını ve insan hakları ihlalleri ile işin içine girdiğini belirtti. Bu yeni yapılanmanın orta boylu ülkeleri daha da fakir hale getirebileceğini ve yeni çatışma boyutlarını tetikleyebileceğini vurguladı. Sonuç olarak, silah üretiminin kime satılacağı sorusunun hala meçhul olduğuna dikkat çekti.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Washington D.C. Ziyareti ve Türk-Amerikan İlişkileri
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir