featured
  1. Haberler
  2. Amerika
  3. Epstein Dosyaları ve Güç İttifaklarının Gölgesinde Batı Elitlerinin Şantaj Ağı

Epstein Dosyaları ve Güç İttifaklarının Gölgesinde Batı Elitlerinin Şantaj Ağı

Epstein dosyalarının ortaya çıkardığı karmaşık istismar ve şantaj ağları, Batı elitlerinin siyasetten finans ve medya çevrelerine uzanan derin bağlarını gün yüzüne çıkarıyor. Bu yapı, MOSSAD ile ilişkili karmaşık dinamikleri ve elitlerin Washington’daki kritik nüfuzunu bariz bir biçimde bir araya getiriyor. Ghislaine Maxwell’in merkezde olduğu bu istihbarat ağının, Amerikan devlet mekanizmasının en mahrem noktalarına nasıl sızdığı ve ana akım medyanın buna karşı tutumunun hangi noktaya ulaştığı sorgulanıyor.

Uluslararası ilişkiler uzmanı Prof. Dr. Hasan Ünal, Epstein dosyalarının Batı’daki elitlerin ilişkilerine dair çerçeve sunduğunu ifade ediyor. Ünal’a göre lağım patlamasına benzetilebilecek bu dosyalar, siyasi ve ekonomik elitlerin işbirlikleri ile bu bağların nasıl işlem gördüğünü ortaya koyuyor. İsrail istihbarat ağı MOSSAD’ın da bu süreçte önemli rol oynadığına dair görüşler paylaşılıyor; bazı isimlerin bu zincire bilgiyi ve şantaj malzemesini taşıdığı öne sürülüyor. Maxwell’ın İsrail ile kurduğu ilişkilerin bu işin bir parçası olduğu da işaret ediliyor.

“Epstein Batı medyasında detaylı incelenmiyor” ifadeleriyle not edilen eleştiri, dosyaların Batı medyasında gereken düzeyde analiz edilmediğini öne sürüyor. Ünal, dosyaların sadece seksüel yönleriyle değil, bağlı ilişkiler ve finansal ağlar açısından da geniş bir çerçeve sunduğunu belirtiyor ve kamuoyunun bu konuyu yakından takip etmesi gerektiğini dile getiriyor. İsrail lobisinin ve ABD içindeki derin lobilerin etkisi üzerindeki tartışmalar da bu çerçevede değerlendiriliyor.

“Batı, Epstein skandalını Rusya ile ilişkilendirmeye çalışıyor” görüşünü savunan Ünal, skandalın Rusya ile bağlantılı kurgulanmaya çalışılmasına dikkat çekiyor. Daily Mirror gibi bazı yayınların bu tür başlıklar kullanması, medya ve siyaset arasındaki karmaşık ilişkilere işaret ediyor. Ünal, Amerikalı liderlerin ve devlet yapılarının geniş çaplı bir istihbarat ve lobicilik ağını oluşturduğunu ve bu ağın Amerikan siyasi ve ekonomik elitinin hareket tarzını belirlediğini ifade ediyor.

“Halk, Epstein skandalından gerekli sonucu çıkaracaktır” şeklinde özetlenen bir görüşle, Ünal halkın gündemi anlamasıyla siyasette ciddi değişimlerin yaşanabileceğini, İsrail lobisinin Amerikan kamuoyundaki etkisinin zamanla sorgulanabilir hale geleceğini belirtiyor. Ayrıca, halkın enerjisini düşürmeden konuyu sahiplenmesi halinde, ilaç sanayii ve pandemi tartışmaları gibi konuların da ileri sürülebileceğini öngörüyor.

“İran bu tufaya düşmez” değerlendirmesiyle İran’ın bu durumdan uzak durmayı sürdürdüğü ve uzun soluklu bir mücadeleye hazırlandığı kaydediliyor. Ünal’a göre İran, ABD’nin baskı koşullarını kabul etmeyecek; enerji ve savunma politikalarında özerkliklerini korumaya çalışıyor. Söz konusu dönemde Hizbullah’ın olası bir müdahaleye katılımı ve bölgesel dengelerin yeniden şekilleneceği senaryolar da masaya yatırılıyor. Ünal, Trump’ın politik senaryoları bağlamında, Batı’nın İsrail eksenli politikalarının, bölgesel çatışmaları tetikleyebileceğini ve bu süreçte İran ile Hizbullah’ın ortak hareket etme ihtimalini göz ardı etmediğini ifade ediyor.

Epstein Dosyaları ve Güç İttifaklarının Gölgesinde Batı Elitlerinin Şantaj Ağı
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir