İran ile ABD arasındaki çatışmanın 40. gününde yayımlanan açıklamada, Bütün taraflar için geçici ateşkesin riskleri ve dikkat edilmesi gereken noktalar tekrar vurgulandı. Düşmanın hileye dayalı taktiklerine karşı güvenli ve temkinli davranılması gerektiğine dikkat çekildi; vaatlere güvenilmemesi gerektiği ifade edildi, çünkü sözlerin uygulanabilirliği konusunda şüpheler sürüyor.
Ateşkesin uygulanabilirliği ve sınırlarıyla ilgili olarak, bölgedeki ortakların ABD ve İsrail’in sınırlı askeri kapasitesiyle karşı karşıya kaldığı algısı paylaşıldı. Yetkililer, bu durumun ders alınması gereken bir noktayı oluşturduğunu belirtti ve İslam düşmanlarıyla işbirliğinin sonlandırılması gerektiğini vurguladı. “Düşman her zaman aldatıcı davranışlar sergilemiştir ve bu vaatler yalnızca kısa süreli bir aldatmaca olabilir; saldırılara karşı daha kararlı bir yanıt vereceğiz” ifadesiyle açıklama yoğunlaştı.
ABD-İran arasındaki geçici ateşkes süreciyle ilgili olarak, 28 Şubat gecesi ABD ile İsrail’in İran’a başlattığı operasyonların ardından İran’ın yanıtlarıyla tansiyon yükseldi. Başkan Donald Trump, 8 Nisan’da ateşkesi kabul ettiğini ve Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması şartıyla iki haftalık bir ateşkesi onayladıklarını duyurdu. Ayrıca İran’dan gelen 10 maddelik teklifin, müzakere zemini için uygun bir temel olabileceğini belirtti. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi ise nihai müzakerelerin Pakistan’ın başkenti İslamabad’da en fazla 15 gün içinde sonuçlandırılması hedefinin benimsendiğini açıkladı.
Türkiye, Pakistan ve Mısır, mesaj akışının sürmesi ve sürecin neticelenmesi adına yoğun çaba gösterdi. İsrail ise geçici ateşkesi desteklediğini dile getirse de Lübnan konusunun bu anlaşmanın kapsamına dahil edilmediğini savunuyor ve bölgedeki saldırılarını sürdürme kararlılığını koruyor.
