ABD’nin Grönland’ı ilhak ya da satın alma tartışmalarının bölge halkında yarattığı endişeler bugün kamuoyuna yansıyor. Nathanielsen, konunun geleceğe dair kaygıları artırdığını ve vatandaşların evlerinde bu konuyu en çok tartıştıklarını belirtti; insanların uykuya dalmakta zorlandığını ifade etti. Tüm siyasi partilerin bu konuda net bir duruş sergilediğini söyleyen Nathanielsen, Amerikalı olmak istemediklerini ve sadece işbirliğine odaklandıklarını vurguladı. Kendimizi Danimarka Krallığı’ndan bağımsız bir konumda görmek istiyoruz.
Ali Çağatay, Radyo Sputnik’in Seyir Hali programında Grönland ile ABD ve Danimarka arasındaki gerilimi değerlendirdi. Grönland’ın dirayetli duruşu karşısında, Nathanielsen’in de altını çizdiği gibi, evlerdeki siyasi tartışmaların temelinde geleceğe ilişkin güvensizlik yatıyor. “Biz sadece iş birliği istiyoruz, kendimizi Amerikalı olarak görmüyoruz.” mesajı teyit edilirken, Grönland Başbakanı Jens Frederik Nielsen de seçenekler arasında Danimarka ve Avrupa güvenliğini ön planda tutacaklarını kaydetti.
‘Danimarka aslında Amerika’dan daha zengin bir ülke’ iddiası üzerinden ekonomiki bir karşılaştırma yapan Çağatay, bağlamı şu şekilde özetledi: Bir ülkenin başka bir ülkeye bağlanma isteği genelde yoksullukla ilişkilendense de Grönland örneğinde bu durum geçerli görünmüyor. Danimarka’nın da yüksek gelirli bir ülke olduğuna dikkat çeken Çağatay, ABD’nin kişi başına düşen gelirinin 2025 projeksiyonuna göre yaklaşık 89 bin6 yüz dolar civarında olduğu, Danimarka’nın ise yaklaşık 76 bin 600 dolar seviyesinde kaldığına vurgu yaptı. Nominal büyüklükler zenginlik algısını uğraştsa da SAGP (Satın Alma Gücü Paritesi) açısından Danimarka, ABD’yi geride bırakıyor; bu yüzden Grönland vatandaşlarının ABD’nin etkisine sürüklendiği sonucuna varmaktan uzaklaşılıyor.
