featured
  1. Haberler
  2. Amerika
  3. Gümrük Vergileri Krizi ve Küresel Ticarette Yeni Belirsizlikler: Türkiye İçin Gündemde Stratejik Adımlar

Gümrük Vergileri Krizi ve Küresel Ticarette Yeni Belirsizlikler: Türkiye İçin Gündemde Stratejik Adımlar

ABD Yüksek Mahkemesi kararlarının ardından uygulanmaya başlanan %15’lik gümrük vergileri, küresel ticarette yeni bir belirsizlik dalgasını tetikledi. Bu vergilerle 300 milyar dolarlık potansiyel bir kaynak yaratılmasıyla birlikte, 2,4 trilyon dolarlık gelir vergisi yükünün telafi edilememesi Beyaz Saray’ı zor durumda bıraktı. Dünya Ticaret Örgütü ilkelerinin zayıfladığı bir dönemde, ABD’nin uluslararası ticaret politikaları şirketlerin maliyet odaklı tedarik zincirlerini nasıl etkiler, tartışmaların odak noktası haline geldi. Avrupa Birliği’nin yeni ittifaklar arayışını hızlandırması ve Türkiye için mevcut ticaret anlaşmalarını yeniden masaya yatırma sürecinin gerekliliği de bu süreçte öne çıktı.

Ülkelerle küresel ekonomiye yön veren kararlar arasında sıkı bir bağlantı kuran Arda Tunca, tarife kararlarının Yüksek Mahkeme yolu üzerinden dönüştürülmesiyle ilgili görüşlerini paylaştı. “Gelir vergisinin Amerikan halkının yükünü azalttığı iddiası yanlıştır” değerlendirmesiyle, tarife uygulamalarının maliyet paylaşımını nasıl etkilediğini ve hangi aktörlerin bu yükü üstlendiğini netleştirdi. Tunca, tarife kararlarının kongreye ait yetkiye dayandığını vurgulayarak, yaklaşık 150 günlük sınırlı bir yetkinin ötesinde kalıcı bir çözüme sahip olmadığını dile getirdi.

“Tedarik zincirleri” konusunun tarifelerle daha da kritik hale geldiğini belirten Tunca, küreselleşmenin evrildiği bir dönemde şirketlerin kararlarını sadece maliyet odaklı değil aynı zamanda politik riskleri minimize edecek şekilde yapılandırması gerektiğini ifade etti. Şirketler artık üretim yerlerini ve tedarikçilerinin konumlarını belirlerken, politik belirsizlikleri de hesaba katıyor. Tarife tehditlerinin, uluslararası ticarette karar alma süreçlerini nasıl etkilediğini anlatan Tunca, bunun yalnızca ekonomik bir mesele olmadığını belirtiyor: “Maliyetlerle politik faktörler arasındaki dengeyi kurmak zorundayız.”

Belirsizliğin yeni olmadığını söyleyen Tunca, Çin’in yükselişi ve dünya ekonomisindeki güç dengelerinin değişmesiyle birlikte ülkelerin bu belirsizliği aşmaya çalıştığını belirtti. Biden yönetiminin temsil ettiği dönemde de tarife etkilerinin tam anlamıyla değiştirilmediğini söyleyen Tunca, Amerika’nın dış ticaret politikalarında keskin bir değişimin olmadığını; bu durumun uluslararası siyasetin ticaretle iç içe geçmesini hızlandırdığını vurguladı. Türkiye için ise bu süreçte özellikle gümrük birliği üzerinden sürdürülen özel ilişkinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Türkiye’nin kendi ticaret politikalarını güçlendirmek adına müzakere süreçlerini aktif kullanması ve uluslararası ticarette bağımsız bir iradeye sahip olması gerektiğini belirtti.

“Türkiye’nin tarife gündemini masaya yatırması gerekiyor” söylemiyle Türkiye’nin Avrupa Birliği ile mevcut ilişkisinin getirdiği sınırlamaları aşma ihtiyacını vurgulayan Tunca, ülkenin serbest ticaret için daha bağımsız bir konum elde etmesinin önemine değindi. Türkiye’nin, AB ile kurulu olan mevcut düzen üzerinden maruz kaldığı asimetrik durumları ele alarak kendi ticaret anlaşmalarını revize etme ve müzakere süreçlerini başlatma ihtiyacı bulunduğunu ifade etti. BREXIT’ten itibaren başlayan dengesizliklerin neoliberal politikaların bir sonucu olduğuna işaret eden Tunca, bu süreçte Türkiye’nin konumunu güçlendirecek politik adımların atılmasının elzem olduğunu sözlerine ekledi.

Gümrük Vergileri Krizi ve Küresel Ticarette Yeni Belirsizlikler: Türkiye İçin Gündemde Stratejik Adımlar
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir