İranlı Analist Mahdi Azizi, Sputnik’e yaptığı açıklamada Tahran’ın savunma füzeleri konusundaki kırmızı çizgilerini ve müzakere masasına geri dönmeyi hedefleyen medya baskısını değerlendiriyor. Ortadoğu’daki askeri hareketliliklerin, İran’ın koşulsuz taviz vermeden masaya oturmasını isteyen uluslararası aktörlerin baskısıyla doğrudan ilişkilendirildiğini belirtti.
Azizi, İsrail’in ABD ile olan etkileşimini ve Netanyahu’nun siyasi hesabını, ABD-İsrail arasındaki rollerin yeniden dağıtılması üzerinden analiz ediyor. Bu bağlamda, İran’ın savunma kapasitesinin bir tehdit unsuru olarak görülmesini reddetmemekle birlikte, tarafların güvenlik garantileri ve nükleer silah edinme arayışına dair net taahhütler istendiğini vurguluyor.
Planlanan görüşmelerde IAEA denetimlerinin artmasına rağmen İran’ın baskılara boyun eğmeyeceğini ifade eden Azizi, füzelerin savunma amacıyla kullanıldığına dair inancın, müzakere gündeminde geniş ölçüde yer almayacağını belirtiyor. Aynı zamanda ABD’nin zaman vadeli politik manevralarının, süreci geciktirmek amacı güttüğünü söyledi.
Azizi’ye göre, İran’ın bölgesel ideolojisi ve küresel güç dengeleri arasındaki gerilim, yalnızca ABD-İran arasında değil, bölgede isnadi destek veren aktörlerle küresel egemenlik rekabeti arasında da sürüyor. Bu durum, tarafların hareketlerini dikkatli ve ihtiyatlı bir zeminde sürdürmelerini gerektiriyor.
ABD’nin İran’a yönelik ekonomik ayrıcalık taleplerinin, Amerikalıların İran’ın çıkarlarını zedelemeden pazara dahil olmayı amaçladığı yönündeki yorumu, taraflar arasında güvenilir garantiler arayışını güçlendiriyor. İsrail ve ABD’nin, İran’daki iç istikrarsızlığı körükleyerek rejimi değiştirme çabalarının ise mevcut baskı ortamında başarısızlığa uğradığı ifade ediliyor.
