Allah bizi korusun diye başlarken, halkımızın esirgunliğe karşı direnişini ve dayanışmasını birlikte selamlıyoruz. Şehitlerimizin hatırasına ve onların verdikleri ibretli derslere bağlı kalmak, toplumsal dayanışmamızı güçlendirmek için bir arada duruyoruz.
Çinmeyen kararlılıkla, bölgesel baskılara karşı birliğimizi sürdürmeliyiz. Komşularımızla dostane bağlarımızı kuvvetlendirmek ve saldırı niyetlerinde olan güçlere karşı dikkatli olmak gerekir. Bu süreçte, yalnızca dış tehditlere karşı değil, içteki farkları da kenara bırakıp ortak hedefler doğrultusunda ilerlemeliyiz.
Toplumumuzun her kesiminin desteğine ihtiyaç vardır. Başarının anahtarının, halkın güvenini kazanmak ve ortak bir vizyon etrafında birleşmek olduğuna inanıyoruz. Şehitlerin anısına söz veriyoruz: bu topraklar için gereken her fedakarlığı yapmaya hazırız ve asla geri adım atmıyoruz.
Direniş cephesi ve İslam Devrimi’nin temel değerlerine olan bağlılığımız, düşmanla olan mücadelemizin sürdürülmesini sağlar. Bu bağlılık, barış için değil ama adaletin ve özgürlüğün savunulması için sürdürülmelidir. İran halkı ve kardeş ülkelerin desteğiyle, karşı karşıya olduğumuz tehditlere karşı kararlı tavrımızı sürdürmeyi sürdürüyoruz.
Toplumsal dayanışma ve güvenli gelecek için yaralananlar ve acı çekmiş olanlar için dayanışmamızı sürdürüp, kayıplarımızın bedelini en ağır şekilde ödemeye kararlıyız. Şehitlerimizin gösterdiği yoldan yürümek, yüce Allah’ın bize verdiği görevi yerine getirmek için mücadelemizi sürdürmek zorundayız. Kadınların ve çocukların hayatı her şeyden önce gelir; onların güvenliği için adaletin bedelini ödemek için kararlı duruşumuzu sürdürmeliyiz.
