İran’ın İsrail’e Yönelik Saldırıları ve Bölgedeki Gelişmeler
İran’ın 1 Ekim’de gerçekleştirdiği balistik füze saldırısının üzerinden iki hafta geçti. Bu süreçte, ABD merkezli Washington Post gazetesi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Amerikan Başkanı Joe Biden’ın, İran’a verilecek yanıt konusunda ortak bir görüşe vardığını duyurdu. Washington Post’un haberine göre, İsrail, İran’ın nükleer tesisleri ve petrol sahalarını değil, askeri hedeflerini vurmayı taahhüt etti.
İsrail Başbakanlık Ofisi, resmi X hesabı üzerinden Washington Post’un haberini alıntılayarak “Nihai kararı İsrail verecektir.” ifadesini kullandı. Bu gelişmeler üzerine brent petrol varil fiyatı tekrar 74 doların üzerine çıktı. İsrail ve İran arasındaki gerginlik devam ederken, Pentagon, THAAD balistik füze savunma sisteminin Amerikan personeli tarafından işletilmek üzere Tel Aviv’e gönderileceğini açıkladı. THAAD sisteminin, balistik füzelere karşı patlayıcı harp başlığı kullanmadığı, bunun yerine mühimmatın kinetik güç ile balistik füzelere çarparak havada imha edildiği belirtildi.
Diğer yandan, İsrail’in Gazze’de çocukların sığındığı çadırlara yönelik düzenlediği saldırılar sonucunda en az 20 sivilin hayatını kaybettiği bildirildi. Lübnan cephesinde de çatışmalar giderek şiddetlendi. İsrail ordusu, daha önce sınırdan 30 kilometre kadar uzaklıkta bulunan Litani Nehri güneyindeki köyler için yaptığı çağrıyı, bu defa sınırdan 60 kilometre uzaklıktaki Avali Nehri için tekrarladı. İsrail, 25 köyün boşaltılarak Avali Nehri kuzeyine gitmesi gerektiğini, aksi takdirde hava operasyonlarında sivillerin zarar görebileceğini ifade etti.
İsrail Başbakanı Netanyahu, en az 4 UNIFIL personelinin yaralandığı ve 15’inin bir tür kimyasal madde veya gazdan etkilendiği olaylar hakkında açıklamalarda bulundu. Netanyahu, UNIFIL’i “uyardıklarını” öne sürerek, çatışma bölgesini terk etmedikleri için zarar gördüklerini söyledi. Öte yandan, Lübnan’daki artan çatışmalar nedeniyle ABD, vatandaşlarına ülkeyi derhal terk etme çağrısında bulundu.
Prof. Dr. Emin Gürses ile Ortadoğu Gelişmeleri Üzerine
Ortadoğu’daki çatışmaların, bölgesel savaş tehditinin, İngiltere ve Amerika’nın planlarının, İsrail’in doğalgaz sahası hedeflerinin ve İran’daki rejim değişikliği çabalarının detaylarını Prof. Dr. Emin Gürses ile konuştuk.
- İngiltere, Amerika ve İsrail’in Planları: Prof. Dr. Emin Gürses, bu ülkelerin, Ortadoğu’daki “puslu havayı” kullanarak İran’a yakın direniş gruplarını ortadan kaldırmayı hedeflediğini belirtti: “Dumanlı havada işleri görmek için bir çaba var. Barış döneminde bunu yapamazlar, bu yüzden kargaşayı sürdürmek zorundalar. Bu durumu kullanarak Suriye, Irak, Yemen, Lübnan ve Gazze’deki İran yanlılarını tasfiye etmeyi planlıyorlar.”
- Netanyahu’nun Söylemleri: Gürses, Netanyahu’nun İran’a yönelik söylemlerinin George W. Bush’un Irak’a yönelik söylemleriyle paralellik gösterdiğine dikkat çekti: “Bush, 2003’te Irak’a özgürlük getirmekten bahsetti. Şimdi Netanyahu’nun aynı ifadeleri kullanması dikkat çekici.”
- İran’ın İç Durumu: Gürses, İran halkının, Şah’ın oğlunu istemediğini ve İran’daki rejim değişikliği için öncelikle Devrim Muhafızları’nın tasfiye edilmesi gerektiğini ifade etti: “Devrim Muhafızları, İran ordusundan daha güçlü durumda. İran’daki yönetimi tasfiye etmek için bu grupların etkisiz hale getirilmesi gerekiyor.”
- Uluslararası İlişkiler: BRICS zirvesinin önemine dikkat çeken Gürses, Asya’da dolar dışındaki para birimlerinin gündeme gelmesinin Amerika’nın çöküşü anlamına geleceğini belirtti: “BRICS zirvesinde güvenlikten çok ekonomik ilişkiler konuşuluyor. Dolar dışındaki para birimlerinin öne çıkması, Amerika’nın hegemonyasına darbe vurur.”
- Türkiye’nin Durumu: Türkiye’nin iç meselelerine de değinen Gürses, anayasa tartışmalarının tehlikelerine dikkat çekti: “Türkiye’de Türkler ve Kürtler iç içe geçmiş durumda. Bu durumu ayırmaya kalkışmak, iç savaşın kapısını aralar.”
- Suriye ve Esad: Gürses, Suriye ile barışın eninde sonunda sağlanacağını, ancak bunun karşılıklı anlaşmayla gerçekleşeceğini söyledi: “Suriye’ye destek vermemesi için Rusya’yı meşgul ediyorlar. Bu durum, bölgedeki güç dengelerini etkiliyor.”
Sonuç olarak, Ortadoğu’daki gerginlikler, bölgesel ve uluslararası güçlerin çıkarları doğrultusunda şekilleniyor. Bu durum, hem bölgedeki halklar için hem de uluslararası ilişkiler açısından büyük önem taşıyor.
İsrail’in Gözü Doğalgaz Yataklarında: Prof. Dr. Emin Gürses, İsrail’in Gazze ve Lübnan açıklarındaki doğalgaz yataklarını ele geçirmeyi hedeflediğini vurguladı: “İsrail, Gazze’nin kuzeyini vermeyecek. Bu alanlar, onların stratejik çıkarları açısından kritik öneme sahip.”
Batı’nın Yasakçı Yaklaşımı: Gürses, Batı’nın yasakçı yaklaşımının dünya genelinde dayatılan “demokratik kapitalizm” modelinin bir parçası olduğunu belirtti: “Almanya, İsrail’in Gazze’de yaptıklarının ‘soykırımla alakası olmadığını’ ifade etti. Ancak Batı’da halk arasında bir Yahudi karşıtlığı yükselmeye başladı.”
