Gazeteci Ali Çağatay, Radyo Sputnik’te yayımlanan Seyir Hali programında ABD Başkanı Donald Trump’ın Küba’ya yönelik tehdidini yorumladı. Truth Social üzerinden yapılan Küba’ya artık petrol ya da para gitmeyecek sözlerinin arka planında Venezuela ile Küba arasındaki ortaklığın hedef alınması sezinlendi. Çağatay, Trump’ın “anlaşsalar iyi olur” sözünün aslında Venezuela ile Küba arasındaki dayanışmanın sona erdirilmesi anlamına geldiğini belirtti.
Çağatay’a göre Küba, uzun yıllardır Venezuela’dan gelen ucuz petrol ve mali yardımlarla ayakta kaldı. Trump’ın yaklaşımında, Venezuela’dan gelen yardımların artık hesap dışı tutulması gerektiği yönünde bir baskı bulunuyor. Bu bağlamda Küba’nın dayanışmasını sonlandırması halinde, ülkenin mevcut güç yapılarını korumakta zorlanacağı savunuluyor.
Küba ile Venezuela arasındaki güvenlik ilişkilerine dair dolaşan iddiaların da gündeme geldiğini ifade eden Çağatay, ABD’nin gücünü olduğundan büyük göstermek amacıyla çeşitli söylentilerin yayıldığını belirtti. Küba, Venezuela’daki son iki yönetimin güvenliğini üstlenmişti; korumalar Kübalı askerlerdi ve bu askerlerin tamamının öldürüldüğü yönünde iddialar dolaşmaktadır. Ayrıca bazı anlatılarda bir ses duyulduğu ve felç olunduğu iddiaları da ortaya atıldı. Elektronik savaş mekanizmalarıyla ilgili spekülasyonlar yapılırken, bu haberlerin Amerikan gücünü abartma amacı taşıdığı ifade ediliyor. ABD’nin savunduğu görüş, bu saldırıdan sonra Küba’nın güvenliğinin zayıfladığı ve petrol tedarikinin kısıtlandığı yönünde.
Küba’dan sert yanıt: “Kimse bize ne yapacağımızı dikte edemez” başlığıyla başlayan açıklamalarda Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, ABD’nin uyguladığı baskılara karşı duruşunu vurguladı. Çağatay, Díaz-Canel’in paylaşımlarını şu şekilde özetledi: Küba’yı sözleşmeler ve ticaret üzerinden suçlama yetkisinin olmadığını belirten Canel, 60 yıldır süregelen Amerikan ambargosunun ekonomik sıkıntıların kaynağı olduğuna dikkat çekti. Küba’nın özgür ve egemen bir ülke olduğunu savunan Canel, Küba tehdit edilemez ifadesiyle Trump’ın anlaşma çağrısını reddetti ve vatanını son damla kanına kadar savunmaya hazır olduklarını belirtti.
