featured
  1. Haberler
  2. Amerika
  3. Laricani’nin Pragmatik Duruşu: Hamaney Sonrası İran’ın Güç Dengesi

Laricani’nin Pragmatik Duruşu: Hamaney Sonrası İran’ın Güç Dengesi

İran’ın Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Laricani, uzun zamandır sakin ve pragmatik bir figür olarak tanınıyordu. Ancak 1 Mart’ta bu tonunu köklü bir şekilde değiştirdi ve Ayetullah Hamaney’in ölümü sonrası televizyondan yayınlanan mesajıyla dikkatleri üzerine çekti. Mesajında Amerika ve İsrail’e karşı kararlı bir tutum sergileyen Laricani, İran halkının kalbini hedef alan düşmanlara karşı net bir ceza sözü verdi. İranlı askerlerin ve halkın, uluslararası baskıcı güçlere karşı güçlü bir ders vereceğini vurguladı. Bu değişim, Hamaney’in kaybından sonra üç kişilik bir geçiş konseyinin ön planda rol oynaması beklenen bir döneme işaret ediyor.

Alman düşünür Kant üzerine çalışmaları ve Batı ile yürütülen nükleer müzakerelerle bilinen Laricani hakkında pek az bilinenler: Time dergisi 2009’da onu “İran’ın Kennedy’leri” olarak nitelendirmişti. Doğum yeri Irak’ın Necef şehri olsa da ailesi Amol kökenli ve zengin bir çevreye mensuptur. Babası Mirza Haşim Amoli saygın bir din adamıydı; kardeşleri ise yargı ve Uzmanlar Meclisi gibi kurumlarda yüksek mevkilere sahipti.

Laricani’nin Pragmatik Duruşu: Hamaney Sonrası İran’ın Güç Dengesi

Gençliğinde evliliğini Humeyni’nin yakın çevresinden olan Murtaza Mutahhari’nin kızı Feride Mutahhari ile yapan Laricani’nin ailesi, çocuklarının ilerleyen kariyerlerinde farklı alanlarda ilerlediğini gösterdi. Kızı Fatima Laricani, Tahran Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu ve Ohio’daki Cleveland State University’de uzmanlık eğitimini tamamladı.

Pek çok İranlı siyasetçi gibi Laricani de seküler bir eğitim geçmişine sahipti. 1979’da Sharif Teknoloji Üniversitesi’nden Matematik ve Bilgisayar Bilimleri lisansını alan Laricani, daha sonra Tahran Üniversitesi’nde Batı Felsefesi alanında yüksek lisans ve doktora yaptı; doktora tezini Kant üzerine kaleme aldı. 1980’lerin başında Devrim Muhafızları’na katıldı ve sonraki yıllarda hükümette çeşitli görevler üstlendi. 1994-1997 aralığında Kültür Bakanlığı yaptı; 1994-2004 yıllarında IRIB başkanlığını sürdürdü.

2005 yılında cumhurbaşkanlığına aday olsa da ikinci tura kalamadı. Ancak aynı yıl Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri ve baş nükleer müzakereci olarak atandı. 2007’de Mahmud Ahmadinejad ile nükleer politika konusunda anlaşmazlık yaşayıp istifa etti. 2008’de Meclis’e girerek Meclis Başkanı seçildi ve 2015’te JCPOA olarak bilinen kapsamlı nükleer anlaşmanın Meclis’ten geçmesinde kilit rol oynadı.

2021 ve 2024 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olması beklense de Anayasayı Koruyucular Konseyi tarafından reddedildi. Analistler, o kararın İbrahim Reisi’nin zaferine yol açmak için yapıldığını değerlendiriyor. 2025 Ağustos’unda Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan tarafından yeniden Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreterliği görevine getirildi. Ancak aynı yıl IAEA ile yapılan iş birliği anlaşmasının iptal ettiği ve raporların artık etkili olmadığını savunduğu bildirildi.

Savaşın gölgesinde diplomasi ifadesiyle sürdürdüğü politika, Laricani’yi İran içindeki pragmatik bir figür olarak konumlandırıyor. 2015 nükleer anlaşmasına verdiği destek, gerektiğinde taviz verebileceği yönünde yorumlara yol açtı. Arap basını, bölgesel gerilimler artmadan önce Umman arabuluculuğundaki temaslarda Washington’dan somut bir teklif gelmediğini belirterek, İsrail’i süreci sabote etmekle suçladı. ABD ve İsrail’in saldırılarından önce bile müzakerenin rasyonel bir yol olduğuna işaret etmişti; ancak 28 Şubat’tan itibaren hava saldırıları diplomatik pencereleri kapattı. Son konuşmasında, anayasa uyarınca liderlik geçişinin planlandığını söyleyen Laricani, ABD’nin bölge ülkelerine yapılacak saldırılar konusunda “yanılgıda” olduğunu savundu ve “bölge ülkelerine saldırmayız” dese de ABD’de kullanılan tüm üslerin hedef alınacağını belirtti. Hamaney’in ölümü sonrasında ABD ve İsrail’e karşı daha önce hiç deneyimlemedikleri bir güçle cevap vereceklerini ifade etti.

Laricani’nin Pragmatik Duruşu: Hamaney Sonrası İran’ın Güç Dengesi
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir