Palmira kentinde meydana gelen saldırıyla ilgili resmi açıklamada iki ABD askeri ile bir sivil tercümanın hayatını kaybettiği ifade edildi. Saldırının sorumluluğu ise terör saldırısı olarak nitelendirilirken, Suriye hükümeti bu kararıyla saldırıyı kınadı. Washington ise olayın IŞİD mensubu bir kişi tarafından gerçekleştirildiğini ve saldırganın sonradan öldürüldüğünü açıkladı.
İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Nureddin el-Baba, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, saldırganın aşırılıkçı İslamcı fikirler taşıdığı gerekçesiyle güvenlik güçlerinden çıkarılmasına karar verildiğini ve işlemin pazar günü yapılacağının planlandığını belirtti. Ayrıca olayla ilgili olarak, Palmira’nın UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki tarihi kalıntılarının bulunduğu bölgede, saldırının ardından güvenlik güçlerinin operasyonlara başladığı haberine yer verildi.
Bu olay, Aralık 2024’ten bu yana ülkenin uzun süreli lideri Beşar Esad’ın devrilmesinin ve Şam yönetiminin ABD ile ilişkilerini yeniden güçlendirmesinin ardından kaydedilen ilk önemli vaka olarak öne çıkıyor. ABD Başkanı Donald Trump ise saldırıya karşı “çok ciddi bir misilleme” yapılacağını belirtti. Suriye devlet televizyonu da Palmira’nın bulunduğu Humus vilayeti genelinde İslam Devleti hücrelerine yönelik operasyonların başlatıldığını duyurdu. Trump, olayı, “Suriye’nin çok tehlikeli bir bölgesinde ABD ve Suriye’ye yönelik bir IŞİD saldırısı” olarak nitelendirdi ve saldırıda yaralanan üç ABD askerinin durumunun iyi olduğunu ifade etti.
Bu gelişmeler ışığında, geçen ay Şam Yönetimi’nin Washington’a gerçekleştirdiği ziyaretin ardından ABD öncülüğündeki Koalisyon’a resmen katıldığı belirtilirken, ABD ordusunun şu anda Suriye’nin kuzeydoğusunda ve Ürdün sınırına yakın El-Tanf üssünde konuşlu olduğu bilgisi paylaşıldı.
