Putin’den Moğolistan Ziyareti Öncesi Açıklamalar
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moğolistan’a yapacağı ziyaret öncesinde Moğol gazetesi Unuudur’a önemli bir röportaj verdi. Bu röportajda, Ukrayna krizinin kökenleri ve Batı’nın Rus gazetecilere ve sporculara uyguladığı baskılar hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Putin, “Ukrayna’daki mevcut trajedinin ana nedeni, ABD liderliğindeki kolektif Batı’nın kasıtlı olarak uyguladığı Rusya karşıtı politikadır” diyerek, Batılı politikacıların uzun yıllardır Ukrayna üzerinde tam kontrol sağlama çabalarını eleştirdi. Rus lider, “Bu süreçte aşırı milliyetçi ve Rusya karşıtı gruplara maddi destek sağladılar, ayrıca Rusya’nın Ukrayna’nın ebedi düşmanı olduğu fikrini toplumda yaygınlaştırdılar” ifadelerini kullandı.
Ukrayna’nın aslında Batı‘nın jeopolitik hedeflerini gerçekleştirme sürecinde bir müzakere unsuru haline geldiğini vurgulayan Putin, yaşanan olayların bir dizi iç ve dış faktörden etkilendiğini belirtti.
İç Faktörler: ‘Sovyetler Birliği İçindeki Sınırlar Yanlış Çizildi’
Putin, Sovyetler Birliği yöneticilerinin ulusal ve bölgesel meselelerle ilgili kararlarının da bu trajedide olumsuz bir rol oynadığını vurguladı. Şunları ekledi: “Sovyetler Birliği içindeki cumhuriyetlerin sınırları, proleter gereklilikler çerçevesinde oldukça keyfi bir şekilde belirlendi. Ukrayna’ya, büyük ölçüde Rus nüfusunun yaşadığı endüstriyel Donbass bölgesi verildi. Daha sonra, Büyük Vatanseverlik Savaşı öncesinde ve sonrasında Joseph Stalin, Polonya, Romanya ve Macaristan’a ait bazı toprakları Ukrayna’ya dahil etti. 1954’te ise Nikita Kruşçev, Rusya’ya ait olan Kırım’ı fiilen Ukrayna’ya devretti.”
Putin, Sovyet yöneticilerinin o dönemin jeopolitik gerçekleri bağlamında hareket ettiklerini belirterek, “Onlar, Sovyetler Birliği’nin varlığının sona ereceğini ve bu nedenle yapay olarak çizilmiş iç idari sınırlar boyunca parçalanacağını öngöremediler” dedi.
Dış Faktörler: ‘ABD, Kiev’de Darbe Organize Etti’
Putin, ABD ve müttefiklerinin 2014 yılında Ukrayna’da bir silahlı darbe düzenlediğini hatırlatarak, bu darbenin ideologları ve ana katılımcılarının radikal neo-nazi grupları olduğunu ve bu grupların daha sonra ülkenin devlet politikasını belirlediğini kaydetti. Şu değerlendirmeyi yaptı: “Donbas’taki milyonlarca sivil, uzun yıllar boyunca Kiev rejimi tarafından soykırıma, saldırılara ve ablukaya maruz kaldı. Ukrayna’da Rus olan her şeye karşı nefret, resmi bir ideoloji haline geldi. Rus diline yönelik kısıtlamalar giderek arttı, kanonik Ortodoksluğa saldırılar yapıldı ve şimdi bu inanç doğrudan yasaklandı.”
‘Özel Askeri Harekata Devam’
Günümüzde herkesin, Batı’nın Ukrayna’ya yönelik yıkıcı stratejisinin doğal sonuçlarına tanık olduğunu belirten Putin, Batılı elitlerin mevcut rejime büyük ölçekli siyasi, mali ve askeri destek sağlamaya devam ettiklerini ve Ukrayna’yı Rusya’ya karşı bir araç olarak gördüklerini ifade etti. Son olarak, “Tüm bunları gözlemliyoruz ve Rusya’nın ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak için özel askeri operasyonda belirlenen tüm görevleri tutarlı bir şekilde yerine getirmeye devam edeceğiz.” dedi.
