Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Moskova’da gerçekleştirdiği haftalık basın toplantısında, Rusya ile Ukrayna arasında enerji tesislerine yönelik saldırıların önlenmesi konusunda varılan mutabakata rağmen Ukrayna ordusunun saldırılarını sürdürmesi üzerine sert eleştirilerde bulundu.
Zaharova, “Kendini koruma duygusunu ve gerçeklikle bağlantısını nihai olarak yitiren Kiev rejimi, yeniden başlayan Rus-Amerikan diyaloğunu her ne pahasına olursa olsun bozmayı arzuluyor. Bunu yapmak için aleni bir şekilde terörist yöntemler kullanıyorlar ve neredeyse her gün Rusya’nın enerji tesislerine saldırıyorlar.” diyerek durumu değerlendirdi.
Söz konusu saldırıların tamamen provokatif nitelikte olduğunu vurgulayan Zaharova, Rusya’nın bu tür provokasyonlara alet olmayacağını ve tüm sorumluluğun Kiev’e ait olduğunu belirtti.
Kiev’in 30’dan Fazla İhlali
Zaharova, Rusya ve Ukrayna’daki enerji tesislerine yönelik saldırılara ilişkin moratoryumun uygulamaya koyulduğu 18 Mart tarihinden beri Kiev’in 30’dan fazla ihlal gerçekleştirdiğine dikkat çekti. “Tüm bu saldırıların Batı yapımı silahlarla düzenlendiğinin altının çizilmesi önemli,” şeklinde konuştu.
Ayrıca, bu saldırıların Kiev ile anlaşma yapmanın mümkün olmadığını bir kez daha gözler önüne serdiğini belirten Zaharova, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kiev rejiminin Rus enerji altyapısına yönelik devam eden terörü, Ukrayna’nın anlaşma yapma kapasitesine sahip olmadığını teyit ediyor. Ukrayna Dışişleri’nin barış için siyasi iradesi yok. Hala çatışmayı tırmandırmaya kararlılar ve Ukrayna krizinin nihai çözümüne ulaşma çabalarını engellemek için her türlü provokasyona hazırlar.”
Avrupa’nın Ukrayna Planları
Zaharova, basın toplantısında Avrupa’nın Ukrayna’ya ilişkin planlarına da değindi. Bazı Avrupa ülkelerinin Ukrayna’ya sözde ‘garanti kuvvetleri’ konuşlandırma ve Odessa ile Lviv kentlerini kendi kontrolü altına almayı planladığını ifade etti. “Bu arada, söz konusu kuvvetlerin görevleri arasında Rusya’nın olası saldırganlığını sınırlamak da yer alıyor. Bu durum, 1917-1922 yılları arasında ülkemizde yaşanan İç Savaş sırasında İtilaf Devletleri’nin gerçekleştirdiği askeri müdahalesini hatırlatıyor. Ancak sorun değil, tarihi iyi biliyoruz.” dedi.
