Pazar günü düzenlenen basın toplantısında Trump’ın Venezüella’ya yönelik planlarıyla ilgili konuşması, Amerikan basınının konuyu nasıl yorumladığını netleştirmeye başladı. CNN, ABD’nin açık denizde konuşlanmış bir donanmayı, yönetim kim olursa olsun Trump’ın isteklerini yerine getirmek için baskı aracı olarak kullanacağını öne sürdü. Caracas’taki ABD Büyükelçiliği 2019 yılından beri resmi bir varlık göstermiyor.
ABC News’e konuşan ve Trump’ın Venezüella politikasını uzun süredir şekillendiren figürlerden biri olan Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ülkenin nasıl yönetileceğine dair bir çerçeve çizdi ve “Bizim yönettiğimiz şey, bu sürecin hangi yöne gideceğidir” sözleriyle açıklamalarını güçlendirdi. Rubio, elinde bir kaldıracın bulunduğunu ve bunu kullanmakta kararlı olduklarını ifade etti. Bu kaldıracı arasında Caracas’ın ana ekonomik yaşam hattını kesmeyi hedefleyen petrol tankerlerine yönelik ambargo ve Venezüella çevresindeki Amerikan askeri varlığının sürdürülmesi bulunuyor.
Bir yönetim kaynağı, petrol yaptırımlarının şu an için geçerli olduğunu kaydetti. Senato İstihbarat Komitesi Başkanı Tom Cotton ise CNN’e yaptığı açıklamada, “Başkan Venezüella’yı yöneteceğini söylediğinde, bu Venezüella’nın yeni liderlerinin taleplerimizi karşılaması gerektiği anlamına gelir” dedi.
Medya tarafından, Machado’nun “gözden çıkarıldığı” yönünde yorumlar dile getirildi. Bazı danışmanlar, Machado’nun iktidar deneyimi olmadığını ve güvenilirliğinin sorgulandığını uzun süredir dile getiriyordu. CNN’e konuşan bir kaynak, Trump’ın Machado konusunda tamamen ikna olmadığını, ancak başlangıçta ülkenin onun liderliğinde nasıl görünebileceğine dair görüşmeler yapıldığını belirtti.
Ne oldu? Venezüella’nın başkenti Caracas’ta 3 Ocak saat 02.00 civarında patlama sesleri ve uçak alarmları duyuldu. Trump, Maduro’ya karşı büyük çaplı bir müdahale gerçekleştirildiğini aktarırken, Maduro ile eşinin ülke dışına çıkarıldığı bilgisini paylaşmıştı. Maduro ve eşinin bugün TSİ ile 20.00’de New York’ta ön duruşmaya çıkarılmaları bekleniyordu.
