Trump, Truth Social üzerinden Kanada Başbakanı Mark Carney’e yönelik bir mesaj paylaştı ve Gazze Barış Kurulu’na katılım davetinin geri çekildiğini açıkladı. Bu açıklama, Kanada-ABD ilişkilerine dair karmaşık bir tabloyu gündeme taşıyor ve taraflar arasındaki iletişimin nasıl şekillendiğine dair soruları beraberinde getiriyor.
Carney’nin Davos’daki konuşması, dünya ekonomisi için kırılma vaat eden bir dönemde yapılmıştı. WEF’deki açıklamasında, “Bir geçiş süreci değil, tam bir kırılmanın içindeyiz” ifadeleriyle, finans, sağlık ve jeopolitik krizlerin aşırı küresel entegrasyonun risklerinin bir sonucu olduğuna vurgu yaptı. Karşı karşıya olduğumuz yeni gerçeklik, Kanada gibi orta güçlerin bu değişime nasıl uyum sağlayacağına odaklanıyordu; Carney, “Orta güçler masada yalnız kalmamak için birlikte hareket etmek zorunda” diyerek ortak hareket çağrısı yaptı.
Trump ise Carney’nin WEF konuşmasının ardından yaptığı açıklamada, Kanada ile ABD arasındaki ilişkileri “bedava” avantajlar üzerinden değerlendirmmenin önemine değindi ve Kanada’nın bu avantajları kullanması gerektiğini savundu. Bu çerçevede, iki ülke arasındaki dinamikler giderek daha derin bir analize konu oluyor.
