featured
  1. Haberler
  2. Amerika
  3. Ulusal Güvenlik Stratejisi Belgesi Üzerine Analiz: Trump Dönemi Hükümdar Mirası mı Strateji mi?

Ulusal Güvenlik Stratejisi Belgesi Üzerine Analiz: Trump Dönemi Hükümdar Mirası mı Strateji mi?

33 sayfalık Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi, ABD’nin küresel konumunu yeniden düşünmeye iten tartışmaları alevlendirdi. Belgede Çin ve Rusya’yı doğrudan düşman olarak etiketlemekten çok, Avrupa’daki yükün paylaşıldığı ve hegemonya kavramının yeniden nasıl konumlandırıldığına dair tartışmalar öne çıktı. Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Barış Adıbelli ile bu raporun artefakt olarak mı yoksa güncel politikanın bir aynası mı olduğuna dair görüşler paylaşıldı.

‘Rapor, Trump’ın raf ömrüyle sınırlı’ başlığıyla özetlenen analizde, bu belgenin Trump yönetiminin mi, yoksa Amerika’nın mı stratejisi olduğunun sorgulandığını belirtti Adıbelli. “Her Amerikan başkanı güvenlik stratejisi yayımlıyor; asıl mesele Amerikan müesses nizamının tutumudur. 2029 Ocak’ta yeni bir başkanın gelmesi sürpriz değildir; dolayısıyla belgenin ömrü, siyasi kaderlerle sınırlıdır” ifadelerini kullandı.

‘Nedamet getirmiyorlar, Amerika’nın gücü yetmiyor’ başlığıyla ifade edilen görüşte, belgenin Rusya ve Çin üzerinde yaratacağı rahatlamanın sınırlı olduğuna vurgu yapıldı. Adıbelli, ABD’nin şu an bu iki güçle yarışacak kapasitede olmadığını savundu ve belgenin içe dönük bir yeniden yapılanmaya işaret ettiğini belirtti: “İki defa, ABD gücünün durumunu değerlendirtti. Bu yaklaşım, küresel hegemonya kavramını tamamen reddetmiyor; yalnızca mevcut güç dengelerini yeniden konumlandırmaya yönelik bir çaba olarak okunmalı.”

‘Nisan ayına kadar Çin ile balayı dönemi, sonrasını göreceğiz’ değerlendirmesinde, Başkan’ın Monroe Doktrini niyetini açıkça ilan ettiği fakat dünyanın kalanını dışarıda bırakma niyetinin olmadığını söyledi Adıbelli. “Karayipler bölgesindeki rol, içeride güçlenen Rusya ve Çin’e karşı bir meşruiyet zemini oluşturmaya dönük bir adım,” ifadesiyle, alanda bir balayı süreci öngörüldüğünü belirtti. Ancak bu balayı, uzun vadede stratejinin nasıl evrileceğini gösterecek.

‘Trump Avrupa konusunda haklı, başınızın çaresine bakın diyor’ diye özetlenen bölümde, Avrupa’nın güvenliğinin ABD tarafından tek başına sağlanmasının sürdürülemez olduğuna dikkat çekildi. Adıbelli, Tayvan ve Çin konusundaki örneklerle ABD’nin küresel sorumluluklar üzerinde esnetme veya sıkıştırma politikaları uygulayabildiğini hatırlattı. “ABD Avrupa’da yük paylaşımı konusunda isteksiz değildir; ancak müesses nizamın bu tür kararları Kongre ve ortak hareket etme mekanizmalarıyla dengelediğini unutmayalım,” dedi.

Adıbelli, Demokratlar güçlü adaylar peşinde konusuna dikkat çekerek, 2024 seçiminin ardından ABD’nin iç politikadaki baskıların dış politikayı nasıl şekillendireceğini tartışmaya açtığını söyledi. “ABD’nin artık savaşı yükseltme talebi halka cazip gelmiyor; vergi yükü ve bütçe dengesi de bu yönde yönlendiriliyor.” diyerek, muhtemel bir akışın, dış politikada geri çekilme eğilimini pekiştirebileceğini öne sürdü.

‘Amerika kendini kızağa çeken bir gemi gibi, yeni sezona hazırlanıyor’ ifadesiyle kapanan analizde, belgenin yürürlüğe girmesi halinde bile ABD’nin iç ve dış politikadaki dengeleri koruyabildiğini, yeni döneme ilişkin hazırlıkların sürdüğünü belirtti. “Belgenin yüzde 10’luk bir gerçeklik payı dahi olsa, bu durum ABD’nin rotasını netleştirmiş kabul edilir” dedi.

Ulusal Güvenlik Stratejisi Belgesi Üzerine Analiz: Trump Dönemi Hükümdar Mirası mı Strateji mi?
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir