Güvenlik toplantısında ABD Başkanı Donald Trump’ın Demokrat Partili valilerin yönetimindeki şehirlerde Ulusal Muhafız birliklerini konuşlandırma planı gündeme geldiğinden bu yana, ülkede anayasal gerilimler yeniden alevlendi. Tartışmalar özellikle suç oranları ve göçmen protestoları nedeniyle bazı şehirlerde askeri gücün devreye alınması yönünde yoğunlaşıyor. Eyalet yönetimleri ise bu adımı yetki aşımı ve siyasi misilleme olarak görüyor.

Ulusal Muhafız nedir? Ulusal Muhafızlar, çoğunlukla eyalet düzeyinde hareket eden ve doğal afetler ya da geniş çaplı protestolar gibi durumlarda göreve çağrılan askerî kuvvetlerdir. Ancak Posse Comitatus Yasası, federal ordunun iç güvenlik operasyonlarında doğrudan kullanılmasını ciddi biçimde sınırlar. Bu nedenle, Ulusal Muhafızların kolluk gücü olarak kullanılabilmesi ancak eyalet valilerinin onayıyla mümkün olmaktadır.
Trump, son aylarda bu otoriteyi doğrudan üstlenmeye çalıştı. Haziran’da Kaliforniya Valisi Gavin Newsom’un karşı çıkmasına rağmen, Los Angeles’ta göçmenlik protestolarını bastırmak için Kalifonya Ulusal Muhafızı’nı görevlendirdi. Federal mahkemeler bu kararı yasa dışı bulmuş olsa da temyiz süreci Trump lehine sonuçlandı. Bu yaz ise Washington DC’de yüzlerce Muhafız konuşlandırıldı; gerekçe olarak evsizlik ve artan suç gösterildi. Şikago’daki göçmen protestolarının ardından ise 300 asker görevlendirilmesi onaylandı.
Illinois ve Şikago’dan Trump’a dava: “Bu bir işgal” Illinois Eyaleti ve Şikago, yüzlerce Ulusal Muhafızın şehir sokaklarına konuşlandırılmasına karşı dava açtı. Dava, şu ifadelerle dikkat çekti: “Amerikan halkı, nerede yaşarsa yaşasın, ordunun işgal tehdidi altında yaşamamalı. Bu, siyasal gözden düşmenin de ötesinde, Amerikan hukukunun temel ilkelerinin korunmasıyla ilgilidir.” Illinois Valisi JB Pritzker, bu karar için “eyaletin egemenliğini ihlal eden bir işgal” ifadesini kullandı. Başka sanıklar arasında ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth ve İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem de bulunuyor.
Medya bu gelişmeyi, federal hükümet ile Demokrat eyalet yönetimleri arasındaki gerilimin yeni bir örneği olarak yorumladı. Uzmanlar, Illinois’in açtığı davanın eyalet özerkliği ve ABD’de sivil-asker ilişkilerinin geleceği açısından da kritik olabileceğini belirtiyor. Yüksek Mahkeme’ye taşınması halinde, başkanın iç güvenlik konularında orduyu kullanma sınırlarının yeniden tanımlanabileceğine dair yorumlar dile getiriliyor.
Portland kararının yankıları Portland’daki protestoları bastırmak için Ulusal Muhafız göndermek amacıyla atanan federal yargıç Karin Immergut, “Bu ülke anayasal hukukla yönetiliyor, sıkıyönetimle değil” diyerek talimatı durdurdu. Bu karar, eyaletler üzerindeki askeri yetkilerin sınırları konusunda tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Trump’ın yasal dayanağı Trump, Ulusal Muhafız birliklerini federal otoriteye bağlamak için ABD Askeri Kanunu’nun 10. maddesi 12406. bölümünu ana prensip olarak gösterdi. Bu madde, ülke için isyana veya dış saldırıya uğradığında başkana belirli eyaletlerin Muhafızlarını federal hizmete çağırma yetkisi tanır. Göçmen karşıtı operasyonlarda da geçmişte 2 bin asker ICE operasyonlarına destek vermiş olarak kullanıldı. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Başkan’ın yasal yetkisi olduğunu ve mahkemelerde kazanacaklarına inandıklarını ifade etti.
