featured
  1. Haberler
  2. Amerika
  3. Uluslararası Müdahaleler: Orta Doğu ve Ötesinde Stratejik Revizyon Arayışları

Uluslararası Müdahaleler: Orta Doğu ve Ötesinde Stratejik Revizyon Arayışları

Uzmanlar, Washington’un şiddet yoluyla rejim değişikliği hedefleyen politikalarının uluslararası sisteme ciddi riskler teşkil ettiğine dikkat çekiyor. İç işlere müdahale konusu, hukuki zeminden çıkarılıp politik bir araç olarak kullanıldığında, bazı liderler ve kaynaklar üzerinde denetim kurmayı amaçlayan sürdürülebilir bir yaklaşım olarak görülebilir.

Libyalı bir uluslararası hukuk uzmanı olan Prof. Muhammed Zounaydi, ABD’nin başka devletlerin siyasi sistemlerini değiştirme hedefinin belirli bir liderle bağlantılı olmadığını, daha ziyade kaynaklar üzerindeki kontrole ve siyasi rejim dönüşümüne odaklandığını ifade etti. Donald Trump’ın son değerlendirmelerinin yalnızca kişinin kişiliğine ilişkin olmadığını belirten Zounaydi, bu tutumun ABD politikasının karakteristik bir özelliği haline geldiğini ve iç işlerine müdahalenin bir yol haritası olarak görüldüğünü söyledi.

Libyalı uzmanlar, geçmişte Venezuela, Irak, Libya ve Panama gibi ülkelerin yanı sıra Şili ve Haiti ile Afganistan, Somali ve Yugoslavya’daki müdahalelerin, Washington’un uluslararası anlaşmalara ve BM Şartı’nın devletlerin iç işlerine müdahalesini kısıtlayan hükümlerine uyum sağlamadığını ortaya koydu. Uzmanlar, ABD dış politikasının çoğunlukla güç, iktidar gösterisi ve siyasi baskı mantığıyla hareket ettiğini, ahlaki ve yasal sınırlamaları çoğu zaman görmezden geldiğini belirtti. Çifte standart eleştirileri ise İran’ın nükleer programı üzerinden eleştirilirken İsrail’in nükleer programı ve NPT’ye bağlılık konularında aynı düzeyde baskı uygulanmaması şeklinde dile getirildi.

Stratejik hedef olarak Libya üzerinden analiz yapan bir uzmana göre, Washington’ın İsrail ile kurduğu stratejik işbirliğinin bölgenin haritasını değiştirme, Arap devletlerini parçalayarak deniz yolları, boğazlar ve doğal kaynaklar üzerinde tam kontrol kurma amacını taşıdığı ve böylece “yeni bir Ortadoğu” yaratmayı hedeflediği vurgulanıyor.

Irak analizcisinden gelen görüşler, İran meselesinde diplomasinin ötesinde farklı bloğalar ve ittifaklar kurmanın gerekliliğini işaret ederken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yerini almak ya da tek taraflı kararlar almak gibi yaklaşımların küresel dengesizliklere yol açabileceğini belirtiyor. İçeriden gelen radikal değişim kışkırtıcı stratejilerin varlığına da dikkat çekiliyor.

Zihinsel etkileşimler üzerinden yürütülen psikolojik savaşların, eski siyasi liderlerle istihbarat düzeyinde kurulan koordinasyonları dengeli bir şekilde yansıtmadığı da belirtiliyor. Al-Wazan, ABD Başkanı Donald Trump ile ilişkili açıklamaların uluslararası meşruiyet kazanması konusunda sınırlı bir etkiye sahip olduğunu ifade ediyor.

İdeoloji faktörü kısmında ise Fadel Abu Raghif gibi güvenlik uzmanları, açıkça ideolojik temellerin dayatılmasının liberal devletler için bile zorluk doğurduğunu savunuyor. Zayıflayan sosyal tabanlar ve ideolojik sistemlerin, yoğun dış baskıya rağmen tamamen yok olmayacağını, bu yüzden şiddetle değişimin uygulanmasının çeşitli yapısal ve sosyal engellerle karşılaşacağını belirtiyorlar. Ayrıca, kamuoyundaki çelişkili açıklamaların koordineli bir resmi pozisyonu yansıtmayabileceğine dikkat çekiliyor.

Uluslararası Müdahaleler: Orta Doğu ve Ötesinde Stratejik Revizyon Arayışları
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir