İngiliz ve Fransız Yetkililerin Ukrayna’nın Toprak Kaybını Kabul Ettiği Senaryolar
ABD merkezli Wall Street Journal gazetesinin güvenilir kaynaklara dayandırdığı haberine göre, İngiliz ve Fransız yetkililer, Ukrayna’nın bazı bölgelerindeki toprak kaybını resmi olarak kabul etmenin de içinde bulunduğu olasılıkları ‘açık’ tutuyorlar. Bu gelişmeler, çatışmaların olası bir çözümüne ilişkin yeni bir perspektif sunuyor.
Haberde, bu iki ülkenin temsilcilerinin, Ukrayna’nın güvenlik garantileri ve ekonomik destek karşılığında bazı bölgelerin kontrolünü kaybetmeyi kabul edebileceği öne sürüldü. Ayrıca, Fransa ve İngiltere‘nin, Ukrayna’nın toprak kaybını yalnızca ‘de facto’ (fiili) olarak tanıyacak bir anlaşmayı tercih ettiği belirtildi. Bu adımlar, bölgedeki jeopolitik dengeleri köklü biçimde etkileyebilir.
Önceden, New York Post gazetesi, adı açıklanmayan üst düzey bir ABD yönetimi yetkilisine dayandırarak, Kiev’in çatışmanın çözümünde ‘de jure’ (hukuki) değil, ‘de facto’ (fiili) tanımını benimseyerek, bazı toprakların %20’sinden vazgeçmeye hazır olabileceğini iddia etmişti. Bu yetkili, geçen hafta ABD heyetiyle görüşen Kiev temsilcilerinin, referandumlar sonucunda Rusya’nın parçası haline gelen yeni bölgeleri kast ederek, ‘topraklar’ konusunda endişe duyduklarını da dile getirmişti.
ABD ve Ukrayna İlişkilerinde Yeni Perspektifler
Wall Street Journal, ayrıca, ABD’nin Kiev’e NATO üyeliğinden vazgeçmeyi de içeren bazı tavizler vermesini beklediğini bildirdi. Bu kapsamda, Washington’un Kırım’ın Rusya’ya ait olduğunu resmen tanıyabileceği ve Zaporijya Nükleer Santrali’nin kontrolünü ABD’ye devretmeyi önerdiği iddia edildi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 18 Nisan’da yaptığı açıklamada, Avrupa ve Kiev temsilcileriyle yapılacak bir sonraki görüşmelerde daha net ve kesin cevaplar alınmasını umduğunu ifade etti. Bu gelişmeler, bölgedeki diplomatik süreçlerin yeni bir aşamaya girdiğine işaret ediyor.
Ukrayna Referandumları ve Sonuçları
Rusya’ya katılmak üzere yapılan referandumlar, 23–27 Eylül 2022 tarihleri arasında gerçekleşti. Bu süreçte, Donetsk (DNR), Lugansk (LNR), Herson ve Zaporijya bölgelerinde halkın büyük bir çoğunluğu Rusya’ya katılma yönünde oy kullandı. Oyların %100’ünün sayımının ardından, DNR’de %99,23, LNR’de %98,42, Herson’da %87,05 ve Zaporijya’da %93,11 oranında vatandaşlar bu yönde tercihlerini açıkladı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 30 Eylül tarihinde bu referandumların sonuçlarını resmi olarak açıklamış ve yeni toprakların Rusya’ya katılmasını öngören resmi anlaşmaları imzalamıştı. Ayrıca, Kırım ise 2014 yılında yapılan referandum sonrası Rusya’nın bir parçası haline gelmişti. Kırım’da seçmenlerin %96,77’si, Sivastopol’de ise %95,6’sı Rusya’ya katılma yönünde oy kullanmıştı. Kiev ise, halen bu yarımadayı işgal altında bulunan kendi toprakları olarak görüyor ve Batı ülkeleri de Ukrayna’nın bu durumu destekliyor.
Öte yandan, Rusya yönetimi, Kırım’ın uluslararası hukuk ve BM Şartı’na uygun şekilde, halkın demokratik iradesiyle Rusya’ya katıldığını defalarca vurgulamıştı. Vladimir Putin, bu konunun artık kesinlikle kapandığını ve bölgedeki duruşun değişmediğini ifade etmişti.
