Geçmişteki çalışmalar, fiziksel egzersizin tek başına 50 yaş üzeri yetişkinlerde bilişsel gerilemeyi belirgin biçimde yavaşlatmadığını gösterirken, zihinsel olarak zorlayıcı etkinliklerin bu süreçte daha dirençli bir koruma sağladığını ortaya koyuyor. Özellikle 55-65 yaş aralığında farklı türden aktiviteler için daha fazla zaman ayıran bireylerin bilişsel gerileme hızlarının daha yavaş seyrettiği gözlemleniyor. Araştırmacılar, orta yaşlarda çok sayıdaki etkinliğe katılımın bilişsel gerileme hızını olumlu yönde etkilediğini ve bu etkiyi sigara kullanımının olumsuz etkisiyle karşılaştırılabilir büyüklükte bulduklarını ifade ediyorlar.
65 yaş sonrası dönemde, çeşitlilik yerine belirli bilişsel olarak zorlayıcı faaliyetler daha belirleyici hale geliyor. Düzenli okuma, yazma, iskambil veya satranç gibi oyunlar ile bulmaca çözme ve bilgisayar kullanımı gibi zihinsel olarak yoğun etkinlikler, ileri yaşta bilişsel gerilemenin yavaşlaması ile güçlü bir ilişki gösteriyor. Ayrıca ileri yaşta sık zihinsel aktiviteye katılımın koruyucu etkisi, diyabetin bilişsel performans üzerindeki olumsuz etkisine benzer büyüklükte olabilir.
Egzersiz neden sınıfta kaldı? Bulgular, fiziksel aktivite seviyesinin tek başına değerlendirildiğinde ilerleyen yıllarda bilişsel skor değişimini anlamlı biçimde öngöremediğini gösteriyor. Yani hafif, orta veya yoğun egzersiz yapanlar arasında zihinsel gerileme hızında belirgin bir fark bulunmadı. Bunun nedeni, egzersizin beyin üzerinde yaratacağı olumlu etkilerin çoğunun daha erken yaşlarda kazanılmış olması olabilir; 30’lar ile 40’lar arasındaki aktif yaşam tarzı, kardiyovasküler ve nörolojik avantajları zaten sağlayabilir. Ancak ileri yaşta başlanan ya da yoğunluğu artırılan egzersizin tek başına yaşlanmaya bağlı değişimleri tamamen durdurmayacağı görülüyor.
Yine de çalışma, egzersizin tamamen etkisiz olduğu anlamına gelmediğini vurguluyor: fiziksel aktivite kalp sağlığı ve genel işlevsellik açısından önemini koruyor ve bu yönleriyle yaşam kalitesini destekliyor.
