featured
  1. Haberler
  2. Avrupa
  3. Avrupa’da Göç Menşeleri ve Denetim Yaklaşımlarına Yeni Karşıt Sesler: 70’ten Fazla Hak Örgütünün Tepkisi

Avrupa’da Göç Menşeleri ve Denetim Yaklaşımlarına Yeni Karşıt Sesler: 70’ten Fazla Hak Örgütünün Tepkisi

Avrupa çapında 70’ten fazla hak örgütü, AB’nin düzensiz göçmenlerin sınır dışı edilmesini kolaylaştırmayı hedefleyen yeni düzenleme teklifine karşı ortak bir reddetme çağrısı yayımladı. Taraflar, bu planın hayata geçmesi durumunda gündelik yaşamı, kamu hizmetlerini ve toplumsal etkileşimleri, ABD’deki ICE uygulamalarına benzer bir göç denetim mekanizmasına dönüştürebileceği endişesini dile getirdi.

Komisyonun “açık deniz merkezleri” olarak adlandırılan olası yeni seçenekleri, iltica başvuruları reddedilen ya da vize süresini aşan kişileri AB dışında kurulan bu merkezlere göndermeyi içerecek şekilde öngördüğünü belirtti. Taslağın, Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanması için henüz miladını doldurmadığını ve bu konunun 2024 Avrupa Parlamentosu seçimi sonrasındaki siyasette daha çok tartışılacağını ifade ettiler. Bu süreçte, teklifin gözetim ve ırksal profillemeyi yaygınlaştırabileceğine dair kaygılar yinelendi.

Birlik yetkilileri, polisin yargı kararı olmaksızın özel konutlarda ve diğer alanlarda göçmen arayabileceğini içeren ihtimali hatırlattı. Uzmanlar ise bu tür uygulamaların evrensel haklar karşısında ciddi riskler doğurabileceğini ve “ICE benzeri baskınlar”ın Avrupa’da da ortaya çıkabileceğini vurguluyorlar.

Hak örgütlerinin ortak açıklamasında, teklifin geniş kapsamı nedeniyle kıtada bir göç baskını ve gözetim uygulamalarının daha da yaygınlaşması riski bulunduğu belirtilirken, ırksal profillemenin güçlenebileceği endişesi öne çıktı. Özellikle belgesiz göçmenlerin belgesizliğini bildirme yükümlülüğü gibi yükümlülüklerin artırılmasının, insanların temel sağlık, eğitim ve sosyal hizmetlere erişimini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekildi.

İnsani yardım kuruluşu Medecins du Monde da benzer sonuçların ABD Minnesota’da görüldüğünü anımsatarak, aylar süren operasyonlar sonrasında kamu sağlık sisteminde krizlerin ortaya çıktığını ifade etti. Kuruluş adına konuşan Andrea Soler Eslava ise “hamile kadınlar, çocuklar ve kronik hastalığı olanlar bile temel sağlık hizmetlerine başvurmakta güçlük çekiyor; bu kabul edilemez ve halk sağlığı açısından ciddi sorunlar doğurabilir” diye konuştu.

Birleşmiş Milletler’in 19 sayfalık uyarısında, 16 hak uzmanı, önerilen düzenlemenin uluslararası insan hakları yükümlülüklerini ihlal edebileceği yönünde endişelerini dile getirdi. Mektupta ayrıca AB’nin bu yaklaşımıyla göçmenleri sosyal damgalama riskine çekmenin yanlış bir mesaj olduğunu ve gönüllü çözümlere odaklanmanın gerekliliğini vurgulandı.

Avrupa’da Göç Menşeleri ve Denetim Yaklaşımlarına Yeni Karşıt Sesler: 70’ten Fazla Hak Örgütünün Tepkisi
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir