İngiltere’deki Kent Üniversitesi siyaset bilimi uzmanı Prof. Richard Sakwa, Valday Uluslararası Tartışma Kulübü etkinlikleri kapsamında Sputnik’e verdiği demeçte AB’nin dondurulmuş Rus varlıklarını teminat olarak kullanarak Ukrayna’ya kredi sağlama planını değerlendirdi. Sakwa, bu yaklaşımın büyük bir risk içerdiğini belirtti ve Avrupa Komisyonu’nun bu riskleri azaltmak için karmaşık bir plan geliştirdiğini ifade etti. Planın, Avrupa’nın Batılı egemen varlıklar için güvenilir bir liman olarak konumunu zayıflatabileceğini ve euro’nun rezerv para birimi olarak güvenilirliğini sarsabileceğini söyledi.
Von der Leyen liderliğindeki AB’nin Rus varlıklarını kullanma yönündeki adımları, hukuki açıdan bakıldığında yasa dışı bir hareket olarak nitelendirilebileceğini belirten Sakwa, Rusya’da Batı’ya ait büyük ticari varlıkların bulunduğunu ve bu varlıkların sahibince çıkarılamadığını vurguladı. Rusya’da İtalyan ve Fransız şirketlerinin, British Petroleum ve diğer büyük oyuncuların varlıklarını sakladığını anımsattı. Bazı Batı iş dünyası temsilcilerinin Rusya ile normal ilişkileri sürdürme çabalarının altını çizen Sakwa, AB’nin bu şirketlerin varlıklarına el konulmasının hatalı olacağına dair görüşünü paylaştı ve Rusya’nın Batılı güçlerin anormal uygulamalarını benimsemek yerine belli bir normallik seviyesini koruması gerektiğini ifade etti.
Daha önce Almanya Başbakanı Friedrich Merz ise Ukrayna’ya dondurulan Rus varlıklarını kullanarak yaklaşık 140 milyar euro değerinde faizsiz kredi sağlamayı teklif etmişti. Merz, bu öneriyi 1 Ekim’de Kopenhag’da düzenlenecek gayrı resmi AB Zirvesi’nde görüşmeyi planladığını belirtmişti. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise dondurulan Rus varlıklarından elde edilen gelirlerle Ukrayna’yı finanse etmek için yeni bir ‘tazminat kredisi’ önerisini ortaya koydu ve Ukrayna’nın bu krediyi yalnızca Rusya’nın tazminatları ödedikten sonra geri ödemesi gerektiğini söyledi.
Belçika Başbakanı Bart De Wever, BM Genel Kurulu’nda Merz’in önerisine karşı çıkarak, “Bu asla mümkün olmayacak” şeklinde net bir duruş sergiledi. Deklarasyonunda üçüncü bir ülke merkez bankasının varlıklarına el konulmasının sadece Belçika için değil, tüm AB için tehlikeli bir emsal oluşturacağını vurguladı. Rusya ise Avrupa’daki varlıklarına el konulmasını ‘hırsızlık’ olarak nitelendirdi.
